İSLAMÎ EMİRLER VE HÜMANİZM

06 Nisan 2010 Yazan ScorpioN  
Kategori İsimler

Emir  <—–> Yarar

Yasak <—–> Zarar

Allah-u Teala bizlere bir şey emretmişse (farz) o insanların faydalarına olduğu için emretmiştir. Allah-u Teala bir şeyi yasak etmişse (haram) o insanlara zararlı olduğu için yasaklamıştır. Allah-u Teala yararlı olan şeyleri emreder (farz) zararlı olan şeyleri (haram) yasaklar.

EMIR (FARZ ) = YARAR, FAYDA

Kurban : Kesilen hayvanın belli bir bölümü fakirlere dağıtılır.

Abdest : Maddi temizlik yanında vücudun  negatif enerjiden de kurtulmasını  sağlar

Bayram : Dargınların barışma günü

Namaz : Biyolojik ve fizyolojik bir çok faydaları vardır ( Tıklayınız )

Oruç : Biyolojik faydalarından dolayı gayri Müslim doktorlarca da tavsiye edilmektedir.

Cuma : Zengin , fakir tüm müminlerin bir olduklar, aynı yerde oturup, kul oldukları bilinci ile alınlarını secdeye koydukları gün, Sınıf ayrımının sonu.

Zekat : Zengin olanın fakir insanlara verdigi emanet.

Hac : Dünya Müslümanlarının kaynaşma ayı.Irk ayırımının kalktığı an.

Anne : Senede bir gün degil her an ayağının altında cennet bulunan insan.

Selamlasma : İki insanın karşılıklı barış huzur temenni ettiği mesaj emanet.

Oku : Medeni-aydın olmanın ilk şartı,

YASAK (HARAM ) = ZARAR,KÖTÜ

Içki : Kaza, hırsızlık, cinayet, tecavüze son

Cinayet ,intihar: Can’a  saldırıya son

Kumar : Ailenin dağılmasına, intihar,bunalıma son

Domuz Eti : Kansorejen madde, aşırı yağa, trişe son.

Dedikodu, Yalan:Toplum huzurunu birligini bozmaya son.

Hırsızlık : Kul, insan hakkını gasba son …

KUR’AN’DAKI KONULAR

İMAN: Allah, melek, cin, ruh…. iman

AHLÂK: Namus, temizlik, ahlâk, dürüstlük…

İBADET: Namaz, zikir, tesettür….

KAMU HUKUKU: Liyâkat,ehliyet,şûra,adalet…emir,faiz,içki, rüsvet….yasak

CEZA HUKUKU: Hırsızlık, zina, iftira, içki….cezaları….

I          İslami emirler insanların dünya ahiret mutluluğunu, Islâmiyet’in yasakları da dünya ve ahirette huzur ve rahata engel olacak seylerin ortadan kaldirilmasini amaçlar. İslami emirler ve yasaklar, dünya ve ahiret mutluluğu beş esasi korumaya yönelik maddeler manzumesidir. İslam bu beş esasi (din, can, mal, akil, nesil) korumakla hem dünya, hem ahiret mutlulğunu amaçlar.

1-) DİNİN KORUNMASI : İmanla ilgili ( Allah’a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, Ahiret gününe kula kul degil, tüm kullar önünde, sadece Allah’a boyun eğmeyi, böylece tüm insanları öncelikle kul olmada eşit hale getirmeyi amaçlar. Kullar daha sonra kendi aralarında, Allah’a karşı yakınlıkları ile birbirinden ayrılırlar. Her kul peygamberi örnek alır. Kitaplar sayesinde, hayırlı fiilleri ve uzak durmasi gereken fiilleri insan öğrenir. Ahiret günü, her davranışın karşılığının alınacağının bilincine ulaşılmasını hedefler. Melekler her an kötülükten uzak durmamız için görünmez şahitler gibidirler…Kadere iman kuruntudan, endişeden uzak, tedbiri aldıktan sonraki tevekkülün rahatlığını insana yaşatmayı amaçlar.

Her türlü ibadet ve ahlaki emirlerin insanın hayatındaki olumlu etkileri yerli, yabancı tüm araştırmacıların vardığı ortak sonuçlardır.

2-) CANIN KORUNMASI : Adam öldürmenin yasak olması, kısasın amacı, kan davasının ve intiharın yasaklanması, bedeni – ruhi tedaviye önem verilmesi, Islâm’da çocuk, kadın, bitki, hayvan … haklarının tek tek belirlenmesi, zimmilerin (Islam Devletinde yaşayan gayri müslimlerin) haklarının açıklanması… Hep canin korunmasına yönelik konulardır.

3-) AKLIN KORUNMASI : Uyuşturucu, alkollü içki, sarhoşluk veren maddelerin sigara, hurafe, zihni körelten tüm konuların… yasaklanması aklı korumaya yönelik yasaklardır. Ayrıca islam ” OKU ” ‘mayi, araştırmayı tesvik eder.

4-) NESLİN KORUNMASI : Aile hayatının korunması, evliliği teşvik, ahlaka verilen önem…zina,fuhuşun yasaklanması… neslin korunmasını amaçlar.

5-) MALIN KORUNMASI : İslam sanat, ticaret, çiftçilik, hayvancılığı… teşvik eder. Hırsı,kıskançlığı, hilekarlığı, rüşveti, faizi, kumarı, israfı. yasaklar. Amaç malın korunmasıdır.İslam; seçim, istişare, işi ehline verme, ilme verilen önem… dışında can, mal, namus, akıl, dine önem vermekle tüm dünyevi ve ahlaki-uhrevi düşünce sistemlerinin üstündedir.

İslâm’a göre tüm kadınlar üçe ayrılır. Kadın bir müslüman erkeğin ya annesi, ya eşi yada bacı-kiz kardeşidir. Yani eşi ve annesi dışında tüm Müslüman kadınlar, bir Müslüman erkeğin (dini açıdan) kız kardeşidir.

İslam açısından “ademoğlu” dörde ayrılır :

Ya akraba, ya komşu, ya Müslüman yada insandır. (İnsani vasfını kaybetmiş,esfele safilin olan edaller hariç …).

Kısaca, Hz. Ali’nin dediği gibi insanlar ya fıtratta (tüm insanlar Hz. Adem’den gelmiştir. ) yada dinde (tüm mü’minler kardeştir prensibi gereğince) kardeştirler. İslam bir erkeği, zorda kalan bir kadına en azından ( annesi ve eşi değilseler) kız kardeşi gözü ile bakıp yardım etmeye çağırır. Bir “kulu”, zorda kalan diğerlerine yardım etmesi için İslam ona  şu çerçeve ile olaylara bakmasını  emreder: O senin ya akrabandır ya komşun ya dindaşın ( Müslüman kardeşin) yada insan olma yönünden ( insanlık yönünden ) fitraten kardeşindir, yeter ki insan olma vasfını, özelliklerini üzerinde barındırsın- o insana yardim et.

NOT : Emir ve yasaklar Allah rızası için yapılır .Maddi ve manevi faydaları Allah rızasının peşinden zaten gelir . Aksine maddi menfaat için yapılan işte belli maddi çıkar elde edilir ama Allah rızası asla. Bunun sonucu da ahirette hüsran olur.

NOT : Ülkemiz Müslümanları dinimiz İslâmiyet’i her yönüyle yaşamamaktadır. Pek çok yönüyle sorunlar içinde olan ülkemizin sistemini eksikte olsa yaşanan bu İslamiyet ayakta tutmaktadır. PKK ya karşı İslam kardeşliği formülü uygulanırken batıdaki ahlaki ve ailevi çöküntünün ülkemizde olmamasının sebebi bizdeki aile bağlarının sıkı olmasına ( İslâm’daki komşu hakkı, namusa verilen önem, yardımlaşma ve zekat… ) bağlanmaktadır. Ramazanda polisiye olayların büyük oranda azaldığı  da istatistiki bir gerçektir.

İSLÂM   ve DEMOKRASİ

İslam da idare biçimi yoktur, idare ölçüleri vardır, hangi idare o ölçülere ölçülere uyarsa ( ki o ölçü kuralların hepsi insanlığın yararına – faydasınadır) o idare islami idare ,o devlet islami devlet olmus olur.

Seçim (Hz.Ebu Bekir’in  seçimi….) özgürlük ( bes temel haktan biri olan “din-vicdan özgürlüğü –Mekke’nin , Istanbulun fethi…,başkasının özgürlük sınırına kadar olan özgürlük) insan hakları (can,mal, nama, akıl, din-vicdan (düşünce) emniyeti), hukukun üstünlüğü (“Kızım Fatıma  bile olsa onada ceza veririm” diyen Hz Resul,insanlığa peygamber kızı bile olsa adam kayırmacılığın olmadığı, hukukun üstün tutulduğu bir sisteme isaret etmekdir) düsünce özgürlügü (“Dinde zorlama yoktur- Sizin yasam tarzınız size, Bizim ki bize…” diyen kur’an ile , 1000 sene islam hukuku ile -Selçuklu ve Osmanlılarda – yönetilen anadoluda hala hristiyan, Yezidi , Zerdüst… varsa ; bunlar islamda var olan düsünce özgürlüğünün doğal sonuçlarıdır. Yoksa aynı topraklara 1000 sene hristiyan, sosyalist… bir iktidar hakim olsaydı sonuç aynımı olurdu?) Bu kavramlar islama asla yabancı değildir…….

Kısaca demokrasi islamın ölçülerine uygun , islami sınırlar içinde olan bir idare biçimidir. Fakat islam demokraside olmayan, demokrasiden daha üstün özellik- kuralları de bünyesinde barındırır: Islamda demokraside olmayan aklın, namusuna…..korunması ,islamda vardır (islamda içki, zina ,genelev…yoktur,yasaktır.)Islam aklı namusu malı (faizi yasaklayarak)koruyacak kurallar koyarak demokrasiye fark atmış, demokrasi islama göre bir numara küçük duruma düşmüş olmaktadır.

Temelde tüm insanlar için ( Müslüman , kafir, ateist…fark etmez… ) 5 esasın korunması esastır ve altı çizilmelidir ki AKLI koruma altına almayı hedefleyen baska hiçbir sistem-rejim yoktur.Demokrasinin bir üst seviyesi Islam’dir.

Çok özet bir anlatımla : İSLAMİ   SİSTEM = DEMOKRASİ + BES ESAS
İSLAM ve  CUMHURIYET
Müslümanların ilk devlet yöneticileri raşid halifeler cumhuri yönetim seklinin başlangıcını yapmışlardır. Kur’an–i Kerim ‘in istişareyi ( Sura ‘ yi ) emreden ayeti cumhuri yönetimin uygunluğuna işaret eder. Dört büyük halifeden ihtilalle basa gelmemişlerdir. Hiçbiri diğerinin akrabası değildir. Babadan oğula yönetim devir teslimi söz konusu olmamıştır. Hepsi de kendileri istemeksizin halkın istek, hatta ısrarı üzerine görev almışlardır. Halife Hz. Ömer’in, son anlarında oğlunu yerine tayin etmesi teklifleri üzerine verdiği cevap meşhurdur: – Bir evden bir kurban yeter! Sorumluluk duygusunu gösteren şaheser bir cevaptır bu. Devlet başkanlığını kendini kurban etmekle es tutan bir mesuliyet anlayışı… Cumhuriyetle bağdaşmayan baskı ve dayatmaları protesto eden dindarları, cumhuriyet karşıtı olarak göstermek yanlıştır, maksatlıdır. Evet, dindar insanlar cumhuriyet düşmanı olmazlar. Hatta onların cumhuriyet anlayışı, yetmiş sekiz yıllık gibi kısa bir geçmişe değil belki bin dört yüz yıllık gibi tarihi bir köke de sahiptir. İlk dört büyük halifenin icraatı ve uygulamalarını bir bakıma cumhuri bir yönetim sekli olarak yorumlayan insanları nasıl cumhuriyet karşıtı olarak takdim edeceksiniz? Bunda haklilik payı bulunabilir mi? İsterseniz asr–ı saadetteki cumhuriyetçi uygulamalardan bazı örnekler sunalım. Bakalım bugünkü anlayışa çok mu ters düşecek, fazla mi yanlış görülecek! Yoksa bizim hedefimizdeki cumhuriyet uygulaması da budur; ama henüz varamamış, aynına muktedir olamamışız mi denecek?

Halife Hazret–i Ömer bir ara halka hitap ederken söyle bir istekte bulunur: – Ey insanlar beni dinleyin ve itaat edin! Halktan biri ayağa kalkar ve sert muhalefetini söyle ilan eder: – Seni dinlemiyor ve itaat da etmiyoruz. Sırtındaki tam kat elbisenin hesabini vermedikçe. Sunu ilave eder sözlerine: – Dağıttığın kumaştan bize yarim kat elbise ancak olurken nasıl oluyor da senin üzerinde tam kat elbise görüyoruz? Halifenin buna cevabi sudur: – Oğlum Abdurrahman, bunun cevabini sen ver. Abdurrahman ayağa kalkar ve söyle açıklar durumu: – Babama da sizin gibi yarim kat elbiselik kumaş düştü. Ancak yabancı elçilerin yanına çıkıyor diye kendi hissem olan kuması da babama verdim. O yüzden bir kat elbiselik kumaş var babamın üzerinde. İtirazcı adamın cevabi duyulur tekrar: – Simdi dinliyor ve itaat ediyoruz. Buyur ne buyuracaksan!

Siz söyleyin, cumhuriyet halkın yönetimden hesap sorduğu bir rejimin adi değil midir?? Bugün de böyle bir örnek görmeyi istemiyor muyuz? Varırsak bu örneğe varacak, aynini icra edecek değil miyiz? Hal böyle iken kim dindarları cumhuriyete karsı göstermeye yeltenebilir?

Medine’de zeytin yağı sıkıntısı çekilmektedir. Bu yüzden devlet başkanı Hz. Ömer, dışarıdan getirttiği zeytin yağını şehrin meydanında halka bizzat nezaret ederek dağıtmaktadır. Bu sırada yakınlarından biri yaklaşıp halifenin kulağına bir şeyler fısıldar. Hiddetlenen halifenin akrabasına cevabi herkesin duyacağı sertliktedir: – Sana düsen, halktan biri gibi sıraya girmek, sıran gelince hisseni almaktır. Halifenin yakınlığına güvenerek herkesten öne geçemezsin. Benden sonra gelecek yöneticilere, akrabalarını kayırdı seklinde kötü bir örneği veremem. Dur yerinde. Bekle sıranı! Ve halifenin yakini doğruca kuyruğa girer; ancak sırası gelince hissesini alır, bir kayırma asla söz konusu olmaz.

Bugün bunlar çok mu kötü örnekler, fazla mi yanlış misaller? Devletin imkanlarının eline geçirenler mutlaka: – Devlet mali deniz, yemeyen ise falan.. mi demeliler? Cumhuriyetin gereği hangisi? Kimler kimleri cumhuriyet karşıtı olarak göstermeye yelteniyorlar desek yanlış mi olur? ( Ahmet  SAHIN – Zaman: 31.10.2001 )

SINIRSIZ ÖZGÜRLÜK OLUR MU ?

EMNİYETİN BİR İSTATİSTİĞİ ;

TRAFİK KAZALARININ %61’İ
GENEL SUÇLARIN %85’İ
TECAVÜZLERİN % 50’Sİ
EŞİNİ DÖVENLERİN %70’İ
İŞE GİTMEYENLERİN %60’I
CİNAYETLERİN %85’İ
ŞİDDET OLAYLARININ %50’Sİ
GENEL TUTUKLAMALARIN %50’Sİ
AKIL HASTANELERİNE YATANLARIN %40’I ,  İÇKİ YÜZÜNDEN OLMAKTADIR .

İNSAN NE KADAR EĞİTİMLİ OLURSA OLSUN , İNSANDA NEFİS , EGO ,ŞEHVET …VARDIR.SARHOŞ BİR EĞİTİMLİ İNSANIN TAVIRLARI İLE CAHİL BİR SARHOŞUN TAVIRLARI ARASINDA HİÇ BİR FARK YOKTUR.YANİ SARHOŞLUK EĞİTİMİ SIFIRA İNDİRMEKTEDİR!NEFİS-EGO ASLA , TAMAMEN YOK EDİLEMEZ.AVRUPA-ABD GİBİ ÜLKELERDE EŞİNİ DÖVME , CİNSEL SAPIKLIK ,İÇKİ ,ZİNA,UYUŞTURUCU GİBİ OLAYLARIN ORANI EĞİTİMLİ , PROF.,AVUKAT ,…GİBİ İNSANLAR İLE CAHİL İNSANLAR ARASINDA AYNI OLDUĞU ARAŞTIRMALAR SONUCU ORTAYA ÇIKMIŞTIR.ÇÜNKÜ HER İKİ GRUPTA DA NEFİS , EGO VARDIR.TEK FARK NEFSİNİ EĞİTMEMİŞ BU GRUPLARIN BU OLAYLARI YAPMADAKİ KALİTE FARKIDIR , ZENGİN KOKAİN İÇERKEN FAKİR BALİ …ÇEKMEKTEDİR.

İNSANIN TANIMINI TAM VE DOĞRU YAPMALIYIZ.İNSAN FİLOZOFLARA GÖRE “ KONUŞAN-DÜŞÜNEN HAYVAN.” , BİYOLOGLARA GÖRE “ OMURGALI MEMELİ HAYVAN.” …TÜM BU TANIMLAR DOĞRU TARAFLARI OLAN EKSİK TANIMLARDIR.İNSAN , “MELEKTE OLABİLME , HAYVANDAN DA AŞAĞI OLUP ŞEYTANLAŞABİLME YETENEĞİNE SAHİP AKILLI CANLIDIR.” BU TANIMDAN HAREKET EDERSEK , İNSANIN MELEKÎ YÖNÜNÜN ÖNÜNÜ AÇIP ŞEYTANÎ YÖNÜNÜN ÖNÜNÜ KAPATMAK GEREKLİDİR.BU İSE İYİLİĞİ ( AHLAKI ,TEMİZLİĞİ ,DÜRÜSTLÜĞÜ ,NAMUSU …) TEŞVİK EDİP , KÖTÜLÜĞE ( AHLAKSIZLIK ,KADIN SÖMÜRÜSÜ ,İÇKİ ,KUMAR,FAİZE…) ENGEL OLMAKLA MÜMKÜN OLABİLMEKTEDİR.

ÖZGÜRLÜK BAŞKASININ HAKKININ BAŞLADIĞI YERDE BİTER .O HALDE ÖZGÜRLÜĞÜN DE BİR SINIRI VARDIR.YOKSA BAŞKASINI RAHATSIZ EDECEK KADAR SESLİ MÜZİK DİNLEMEYE KİMSENİN HAKKI YOKTUR ….

TÜM İNSANLAR EĞİTİLSE BİLE İÇKİ SERBEST İSE , KUMAR –FAİZ SERBEST İSE , FUHUŞ , KADIN SÖMÜRÜSÜ …SERBEST İSE ; SARHOŞ , AÇ ,SAPIK İNSANLARIN MADDİ EĞİTİMDEN GEÇMELERİ KÖTÜLÜĞE ASLA ENGEL OLMAZ.

SINIRLI ENGELLEME VE İYİLİĞİN TEŞVİKİ İLE İDEAL TOPLUM OLUŞTURULABİLİR . AKSİNİ SAVUNMAK İDEALİZMDEN DE ÖTE ÜTOPİK OLAN AMA ASLA REALİST OLMAYAN BİR TEORİ İLE “ SINIRSIZ ÖZGÜRLÜK “ İLE SADECE ŞEYTANLAŞAN İNSANLAR ELDE EDİLİR VE SATANİST , SAPIK , ALKOLİK ,UYUŞTURUCU MÜBTELASI , HUZURSUZ VE TATMİNSİZ İNTİHARA VE AŞIRI EYLEMLERE TEMAYÜLÜ OLAN BİR TOPLUM OLUŞUR.

İSLAM’A GÖRE HÜRRİYET :KENDİNE DE , BAŞKALARINA DA ZARAR VERMEDEN İSTEDİĞİNİ YAPMA ÖZGÜRLÜĞÜDÜR.YANİ İÇKİ,UYUŞTURUCU HÜRRİYET KAPSAMINA GİRMEZ İSLAM’DA.KİMSE KENDİNE VE BAŞKASINA ZARAR VERMEYİ İYİ OLARAK NİTELEMEZ HERHALDE..

ABD- AB -RUSYA -ÇİN SAVAŞLARI

06 Nisan 2010 Yazan ScorpioN  
Kategori İsimler

AKILLI  OLMAK İLK ŞART , AKILLI  OLMADAN DAVANI  SEVSEN DE DAVANA  FAYDAN OLMAZ
AŞIRILIK HER ZAMAN KARŞI TARAFA HİZMET  EDER !

ABD :AB’yi rakip gören ABD,ileride AB’nin rakibi olabilecek kapasiteye sahip Rusya ile ortak hareket ederek , AB’nin önünü kesmeye çalışmaktadır.ABD,orta Doğu’daki petrol ve doğal gazı hem kullanmak hem rakiplerine kaptırmamak için orada faaliyet gösterirken,Orta Asya’yı Rusya’ya bırakıp ,Rusya’nın oradaki faaliyetlerine göz yummakta ,ses çıkarmamaktadır…ABD’nin Avrupa ayağını İngiltere,Asya ayağını ise Japonya oluşturmaktadır.

ALMANYA :AB’nin beyin takımı ve güdüleyicisidir.Almanya ,ABD ve Rusya ile tek başına mücadele edemeyeceğini anlayınca onlarla mücadele edebilmek için Avrupa’yı birleştirmeye çalışmaktadır.

İNGİLTERE :Irk (Anglosakson) ve din ( Protestanlık ) ortak kimliği ile ABD ile eylem birliğindedir.Osmanlı imparatorluğunu dağıtıp ,%80′ini  alan İngiltere olduğu halde bizler hala Cumhuriyet bayramlarında Yunanları denize döküyoruz…Yunanistan kukla idi ,ondan hıncımızı aldırdılar…Ve hala Avrupa Yunanistan’ı kullanıp Türkiye’ye istediği yönlendirmeyi yapmaktadır.

AB :Özellikle orta doğuda -Petrol sahasında – ABD hakimiyetini kırıp yeni güç merkezi olma gayretindedir.ABD Türkiye’yi  AB’nin  orta doğuya sarkmasına engel teşkil eden bir set olarak gördüğü  için  Türkiye’nin AB içine girmesine izin vermemektedir.( Arap kardeşlerimizle olan İslam ortak paydasını kullanarak ) Orta doğu’ya Türkiye üzerinden girmek için AB,  bizi içine almaya hazırdır ama , ABD’nin buna izin vermeyeceğini bildiği için bizi içlerine almamaktadır.

RUSYA :Günümüzde KGB  tarafından yönetilmektedir ve  şu an Rusya’daki iş adamları KGB ajanlarıdır !Yanıbaşındaki gücü (AB) kontrol altında tutmak  için ABD ile ortak hareket etmektedir.Rusya , ABD’yi istediği zaman “bana yardım etmezsen rakibin olan AB ile hareket ederim ” şeklinde uyarmakta ve ABD’ye her istediğini  yaptırmaktadır – Belki de bizim yapmamız gereken de budur !!! -

İSRAİL :ABD’nin – Anglosakson kesiminin !- amacı petrol’dür İsrail değil ,daha önce petrolün kontrolünde müttefik gördüğü İsrail ,şu an için dezavantaj konuma geçmiştir.Şaron’un sert politikası İslam ülkelerini Tamamen İsrail , dolayısı ile onun destekçisi ABD aleyhine çevirmiştir.Avrupa’da bu kozu kullanıp ; İsrail aleyhine görünüp İslam ülkelerini yanına çekmeye  dolayısı ile ABD’yi köşeye sıkıştırmaya çalışmaktadır…!
ABD ya İsrail ile batacak ya da – İsrail yerine – Türkiye  vasıtası ile  Orta doğuya yeniden sarkıp ,sömürmeye devam edecektir.Şu an Türkiye ABD’nin güdümündedir, ekonomik-siyasal-sosyal açıdan ABD elimizi kolumuzu bağlamıştır,ABD menfaatine aykırı  siyaset izleyen hükümetler ihtilalle – 28 şubat gibi …!- ortadan kaldırılmıştır…ABD Türkiye’nin orta doğu ve orta Asya’da söz sahibi olmasını istemektedir.Türkiye’ye de ABD hükmettiğine göre dolayısı ile o bölgelerde ABD hakimiyeti hissedilecek ve sağlanacaktır!
İsrail ABD desteğini kaybetmemek için Türkiye’de devamlı huzursuzluk çıkarmakta -Suikast,lobi ,basın,İran düşmanlığı…- ve Türkiye’nin ABD’nin isteklerini yapabilecek kadar bir güce ulaşmasına engel olmaktadır.
11 EYLÜL :ABD’deki İsrail lobisi ile kurulu düzen – İngiliz;Anglosakson – lobisi arasındaki iç çekişmenin sonucunda İsrail lobisinin yaptığı bir gözdağı operasyonudur.Uluslararası sermayenin- Yahudi sermayesinin – hakimiyeti altındaki ABD’de  İngiliz lobisi – Yahudi lobisi mücadelesi hala devam etmektedir. Tıklayınız
GLOBALLEŞME :ABD tekstil ve demir-çelik ürünlerine kota koymaktadır,Avrupa’da ise ırkçılık yayılmaktadır…Tüm bunlar globalleşme rüzgarına aykırı  olan faaliyetlerdir…!!!

TERÖR :Terör ;hedef ülkeye güç kullanmadan zarar verme tekniklerinden biridir.Terör örgütlerinin kaynağı gizli servislerdir.Bizler denizdeki balık gibiyiz.Her oltaya yem diye atılırsak oltaya takılırız, her yemi olta olarak görürsek aç kalırız, önemli olan olta ile yemi ayırmaktır ; daima oltaların yeme benzetildiğini  unutmadan !

Her yeraltı örgütünün mutlaka bir dış bağlantısı olan istihbarat örgütü vardır.Dış istihbarât örgütlerinin elinde hem sağ hem sol terör örgütleri vardır, bunlar amaçlarına göre birisini kullanırlar.Terör olayları göründüğü gibi değillerdir, mesela ABD , Vietnam’da savaşa girebilmek için kendi savaş gemisini batırıp suçu Vietnam’a attığı iddiaları çok yaygındır.Terör olaylarının sonucunda örgütün amaçladığı amaç önemli değildir,ama  eylem sonunda neyin gerçekleştiği, kimin kârlı çıktığı önemlidir, ” terörden kârlı çıkan , terörü yapandır, kuklalara takılıp kalmamalı onları oynatanlara ve hedeflerine odaklanmalıdır! “

TÜRKİYE : Türkiye’de derin devlet vardır,bu derin devletin ABD’cisi vardır,AB’cisi vardır ama asla İslamcısı (…) yoktur !

EMPERYALİST SAVAŞTA, ÖNCELİKLE  İYİ İMAJLA, TATLI SÖZLE YÜREKLERE SU SERPİLİR, SONRA DA TOPRAKLAR  SÖMÜRÜLÜR!
ANLAYIN, NE ZAMANKİ GAVUR TATLI SÖZ SÖYLEMEYE BAŞLAR, HEMEN GARDINIZI ALIN!

Napolyon’dan Obama’ya MIsIr hitabeleri
“…Obama’nın neredeyse herkes tarafından olumlu karşılanan konuşması, bana bundan 211 sene önce Napolyon’un Mısır’da halka dağıttığı bildiriyi hatırlattı. Fransız İhtilali’nin muhteris çocuğu Napolyon’un hayalinde “Büyük İskender” vardı. Avrupa’da hakimiyet kurmanın yeterince insana şeref kazandırmadığını düşünen Napolyon’un hedefi, Hindistan’a kadar büyük bir imparatorluk kurmaktı. Bu küresel imparatorluğun başkenti İstanbul olacaktı. Gel gör ki, İstanbul ve Hindistan’a giden coğrafya Osmanlıların elindeydi. Napolyon, bu büyük sefere Mısır üzerinden gitmeyi planlıyordu. Napolyon Mısırlılara  şöyle sesleniyordu: “Ey Mısırlılar! Size, benim buraya dininizi yıkmak için geldiğim söylenecektir. Bu açık bir yalandır, inanmayınız. Zalimlere benim buraya gaspedilmiş haklarınızı iade için geldiğimi, Allah’a Memlüklerden daha fazla inandığımı ve Hz. Muhammed ile hayranlığımı celbeden Kur’an-ı Kerim’e saygılı olduğumu söyleyiniz. Nerede verimli arazi, kıymetli elbiseler, güzel esirler ve mükemmel evler varsa, hepsi Memlüklere ait. Eğer Mısır onların çiftliği ise Allah’ın bunu onlara verdiğine dair tapu senetlerini göstersinler. Allah adildir ve merhametlidir. Bundan böyle herkes idareye ortak olacak ve mutlu şekilde yaşayacak. Ey şeyhler, imamlar ve diğer önde gelenler! Halka Fransızların da hakiki Müslüman olduklarını ve Osmanlıların şevketli padişahı ile her zaman dost bulunduklarını söyleyiniz. Amacımız, padişaha asi olan Memlükleri ezmektir. Bize hemen destek verecek olanlar müsterih olsunlar. Fakat Memlüklere katılacak olanların vay haline! Onlar için hiçbir kurtuluş yoktur, dünyadan izleri silinecektir.” Bu sözlerin ferasetleri zayıflamış Müslüman ahalinin ne kadar hoşuna gittiğini tahmin etmek güç değil. Nitekim Fransızlar, pek de zorlanmadan Mısır’a girdiler, girişlerinden sonra Mısır’da sömürgecilikle katmerlenecek karanlık bir tarih başladı…Napolyon’un hedefinde “Memlükler” vardı, Obama’nınkinde “aşırılar”…Kahire konuşması, Napolyon’un bildirisine hiç de yabancı değil. (Ali Bulaç-Zaman:06.06.2009 )
Kuzey Afrika ya yerleşen Fransızlar yöre halkının canına, malına, namusuna dokunmuştur.Bununla da yetinmeyen batı yöre halkını köleleştirmeye kalkışmıştır. Zaten bu tek dişi kalmış batı girdiği yerlere insan hakları ve demokrasi getireceğini vaat ederek o yöre halkını hep sömürmüştür.
Obama’nın cümleleri  kimseyi kandırmasın.Radikal İslam’a karşılarmış.İslam’ın radikalı olur mu?Sömürge zihniyetine karşı çıkanları terörist hatta radikal İslamcı olarak değerlendiren ABD hedefini zaten belirlemiş.Kendi çıkarlarına engel olanları bu sınıfa dâhil ederek yok etmeye çalışacaktır.Irak’ta ki manzara ortada.O bölgeye insan hakları ve demokrasi getirmek için giren ABD’nin bir buçuk milyon Müslümanı katletmesinin açıklamasını yapabilen var mı?İnsan hakları karnesi iyi olmayan batılı ülkeler hala kaymak gibi su üzerinde kalabilmektedir.Şimdi de kalkıp İslam âlemine mesajlar vererek sempatik görüntüler oluşturmaya çalışmaktadırlar.ABD politikası neyse odur.Obama ile değişmez.

“Birinci Körfez Savaşı (1991) sırasında, Prens Charles’in İslam ve Batı başlıklı bir konferansına katılmıştım. İslamiyet hakkında kulağa hoş gelen çok önemli sözler sarf etti. Hemen ardından Arap basınında Prens Charles’in gizli Müslümanlığı yönünde haberler yer aldı. Bir hafta sonra Charles İngiltere’nin silah satmasında arabuluculuk yapmak amacı ile Arap ülkelerine gitti. 20 milyar dolarlık silah anlaşmasını yapıp geri döndü. Arap liderleri sözlerin ve çıkan haberlerin tesiri ile onu Müslüman gibi karşıladı.
( Neden İslamı Seçiyorlar?-Doç. Dr. Ali Köse)

Prens Charles`in her hareketinin kontrollü ve   devletinin menfaatiyle sınırlandırılmış… Prens   Charles`ın, dünyanın en katı emperyalist devletinin   temsilcisi olduğunu görmek .

Şeyh Nazım  Kıbrisi hazretleri neden O’na Hüseyin Charles demektedir. Mana aleminde üstün meziyetlere sahip insanların dünya istihbarat alemi, yöntem, teknikleri konusunda da uzman olmaları gerekmemektedir! Şeyh Kıbrisi bizim üstadımız, Charles ise İngiltere emperyalist imparatorluğunun  prensidir!

2000…2008, işte yıl 2009: Hala okuyo…!

Çeçen katilleri durur mu? Onlar da bizi seviyo (…!)

Napolyon’dan Roosevelt’e… Oynanan oyun hep aynı!

Prof. Dr. Suat Yıldırım  “Devlet adamları bazı politik hesaplarla Müslümanların gözüne hoş görünmek maksadı ile bu tür övücü beyanatlar verebilir. Bu yaklaşımın doğruluk payı da var; ama yine de açıktan dillendirmemek gerekir” diyor.
Prof. Dr. Nazif Gürdoğan, ihtida efsanelerini İbn-i Haldun’un “Mağluplar galipleri taklit eder” sözü ile izah etmeyi tercih ediyor…Doğru yanlış ihtida söylentilerinin çöküş psikolojisinden kaynaklandığını düşünen Gürdoğan, 1980′li yıllarla birlikte Müslümanların artık bu tür psikolojiyi terk etmesini gerektirecek kazanımlar elde ettiği kanaatinde.
Geçmişten ders almayı bilmeyen toplumlar o manzaraları tekrar yaşamaya mahkûmdurlar.

GÜCÜ ; ZALİM’LE ORTAK OLARAK DEĞİL, ZALİM GÜÇLERİN ÜLKEMİZ ÜZERİNDEN ORTA DOĞU VE ORTA ASYA’YA  SARKMAYA ÇALIŞMALARINA NEDEN OLAN “İSLAM” PAYDASINI , İSLAM ÜMMETÇİLİĞİ YÖNÜNDE KULLANIP , DÜNYAYA ADALET DAĞITARAK SAĞLAMALIYIZ. TABİİ BUNUN İÇİN ÖNCE “NİYET ” OLMALI ,SONRA ÇELİK BİR İRADEYE SAHİP ,SONRA DA EĞİTİMLİ BİR TOPLULUĞA SAHİP OLMALIDIR !

İslami Sohbet

25 Mart 2010 Yazan ScorpioN  
Kategori İsimler

Sual: Kürtaj olan veya düşük yapan kadından gelen kan, nifas mıdır?
CEVAP
Düşüğün herhangi bir uzvu, mesela parmağı, tırnağı belli ise, bütün çocuk doğurmuş gibi olur. Gelen kan nifas olur. Eğer hiç bir yeri belli değilse, nifas olmaz. Fakat üç gün veya daha fazla akarsa, hayz olur. Eğer hayzdan kesileli 15 gün veya daha fazla olmuşsa böyledir. Eğer üç günden eksik kesilir ise veya daha hayz kesileli 15 gün olmamış ise, hayz değildir. Burun kanı gibidir. Namazını kılar ve orucunu tutar.

İki âdet arasında en az 15 gün temizlik hâli olur. Kan, en az 15 günlük temizlikten sonra gelip 3 günden önce kesildiğinde, namaz vaktinin sonu yaklaşıncaya kadar bekler. Sonra gusletmeden yalnızca abdest alıp, o namazı kılar ve önce kılmadıklarını kaza eder. O namazı kıldıktan sonra kan yine gelirse, namaz kılmaz. Yine kesilirse vaktin sonuna doğru abdest alıp, o namazı kılar ve kılmadıklarını kaza eder. 3 gün tamam oluncaya kadar böyle yapar. Üç gün kan gelip, normal âdet süresinden önce kesildiğinde, namaz vakti sonuna kadar bekler, kan görmezse gusledip, o namazı kılar. Kılmadıklarını kaza etmez. Normal âdet zamanı geçinceye kadar bekler.

Sual:
Muayyen günlerde iken bir kadın ölürse şehid olabilir mi? Yani bu hâl şehidliğe engel midir?
CEVAP
Hayzlı veya cünüp ölmek şehidliğe mani değildir. Eshab-ı kiramdan Hanzala hazretleri, [gusletmeye vakit bulamadan orduya katıldığı için] savaşta cünüp olarak şehid olmuştur. Şehidliğe mani olan imansızlıktır.

Âdetli iken ölen de şehid olabilir. Uykuda iken abdestsiz ölen de şehid olabilir. Cünüp ölse de şehid olabilir. Kapalı gezen ve beş vakit namazı kılan şehid olarak ölür. Tabii ehl-i sünnet olmak şartı da vardır.

Sual: Âdetli iken ölüye Fatiha okunabilir mi?
CEVAP
Evet okunur. Dua niyetiyle Fatiha okunur. Ölüye de bağışlanır.

Sual:
Büluğa ermemiş kızdan, hamile ve yaşlı kadından gelen kan âdet midir?
CEVAP
Üç günden az olan ve yeni başlayan için on günden çok sürünce, onuncu günden sonra ve yeni olmayanlarda âdetten çok olup, o günü de aşınca, âdetten sonraki günlerde gelmiş olan ve hamile ve ayise [55 veya daha büyük olan] kadınlardan ve 9 yaşından küçük kızlardan gelen kan, hayz olmaz. Buna (İstihaza) denir. Böyle bir kadın, namaz kılar ve her ibadeti yapar.

Bir misal: Her ay 7 gün âdet gören bir kadında, 11, 12, 13 veya daha fazla gün kan gelirse, yine bu kadının âdeti, 7 gündür. Eğer 8, 9 veya 10 gün devam ederse, âdetinin değiştiği anlaşılır.

Sual:
Hayzlı kadın neler yapamaz?
CEVAP
1- Namaz kılamaz.
2- Oruç tutamaz
3- Kur’an-ı kerim okuyamaz.
4- Mushafa el süremez.
5- Camiye, mescide giremez.
6- Kâbe’yi tavaf edemez.
7- Zevciyet muamelesinde bulunamaz. Yani kocası ile yatamaz.
Hayzlı kadın, her çeşit dua okur, tesbih çeker. Saç ve tırnak kesebilir. Saç boyatabilir.

Sual: Hayzlı bir kadın rüyada ihtilam olursa ne yapması gerekir?
CEVAP
Yıkanırsa iyi olur. Yıkanmasa da günah olmaz. Hayzı bitince zaten yıkanacaktır. Hayzlı iken tırnak kesebilir, saç kesebilir, fakat ihtilam olduktan sonra cünüp olacağı için bunları yapamaz, yaparsa mekruh olur.

Sual:
Arefe günü 1000 ihlâs süresi okumak istiyorum. Fakat o gün hayz olabilirim. Hasta olmamak için ilaç almam caiz mi?
CEVAP
İlaç almak caizdir.

Sual:
Bir kız hayz görmeye başlayınca mı mükellef oluyor?
CEVAP
Evet.

Sual: Kur’an okuyan çocuklara camide hediye falan verildi. Kur’an okundu. Namaz kılınmadığı için bazı bayanlarla biz de gittik. İçimizde abdestsiz ve hayzlı olanlar da vardı. Onlara günah oldu mu?
CEVAP
Cünüp ve hayzlı olarak camiye girmek haramdır. Abdestsiz girmek mekruhtur.

Sual: Maliki’yi taklit eden, kadın hallerine (hayz, nifas), Hanefi’deki gibi mi uyacak yoksa Maliki mezhebindeki gibi mi?
CEVAP
Maliki esas alınır.

Sual:
Bir kadının hayzlı veya nifaslı iken, diş dolgu ve kaplama yaptırmasında bir mahzur var mıdır?
CEVAP
Mahzuru yok. Abdestli de olsa fark etmez. Fakat ilk gusülden itibaren Maliki mezhebini taklit etmesi gerekir.

Sual: Bayanlar muayyen günlerinde oldukları zaman, istihareye yatmak istediklerinde, temizlenene kadar bekleyecek vakitleri de yoksa, ne yapmalıdırlar?
CEVAP
İstihareye yatabilir dua da okuyabilir, fakat namaz kılamazlar.

Sual: Erken dönemde yani ilk 2-3 ay içinde görülen düşüklerde yani bebeğin başı vs. belli değilken meydana gelen düşüklerde görülen kanamanın ne olduğu ve namaz oruç gibi hususlarda nasıl hareket edileceğini ayrıntılarıyla belirtir misiniz?
CEVAP
Nifas olmadığı için burundan akan kan gibidir. Kadın Hanefi ise her namaz vaktinde abdest alması gerekir, çünkü özürlüdür. Orucunu tutar. Maliki’yi taklit ederse, özür kanı abdestini bozmaz. Yani sabahki abdesti ile yatsıyı kılabilir. Tabii abdesti bozan başka şey olmamışsa böyledir.

Sual: Hanefi mezhebinde ki bir bayanın âdet dönemlerinde ki düzensizlik (2-3 ayda bir olması gibi) özel bir şey yapmayı gerektiriyor mu ? (Namazda ve oruçta mesela)
CEVAP
Özel bir şey yapması gerekmez. Normaldir. Az âdet olması daha iyidir.

Sual: Âdet son günlerinde akmayan fakat pamuğu kirleten kahverengi akıntı âdet kanı sayılır mı?
CEVAP
Evet.

Sual:
Hayz hâlinde hanımla beraber olmak günah mıdır? Kadının rızası önemli midir?
CEVAP
Evet haramdır. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Ay hâlinde olan kadınlara temizleninceye kadar yaklaşmayın.) [Bekara 222]

Kadının rızası önemli değildir. Temizleninceye kadar haramdır. Zinada kadın da erkek de razı oluyor. Onların razı olması haramı ortadan kaldırır mı? O hâl bir hastalık hâlidir, tıbbi yönden mahzurludur. Hiç mahzuru olmasa bile Allahü teâlâ yasak ettiği için, emre uymak gerekir.

Sual: Hayzlı kadın, abdest alıp ölse, abdestli ölmüş olur mu?
CEVAP
Hayır.

Sual:
Karnı yarılıp, çocuğu alınan kadından gelen kan, nifas mı?
CEVAP
Evet nifastır. Ameliyat kanı ayrıdır.

Sual:
Devamlı kan gelen kadın, her ay 10 gün âdet, 20 gün temiz kabul etse, caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual:
Kırk gün devam eden nifası müteakip, 10 veya 16 günlük temizlikten sonra gelen kan hayz mı?
CEVAP
10 günden sonraki istihaza, 16 dan sonraki hayzdır.

Sual:
Kürtajdan sonra gelen kan istihaza mı?
CEVAP
Evet.

Sual: Öğle ezanı ile ikindi ezanı arasında 3-4 sefer akıntısı olan bir hanım özür sahibi midir? Akıntısının ne zaman olduğunu hissetmediği zaman da oluyor. Abdestinden devamlı şüpheleniyor. Bu durumda ne yapması gerekir?
CEVAP
Hanefi’de özürlü olabilmek için iki namaz arasında en az bir kere gelmesi gerekir. Yani günde beş kere akıntı gelmesi lazım ki özürlü olasınız. Maliki’de ise günde bir kere gelse hatta üç beş günde bir kere gelse bile yine özürlü oluyor. Onun için Maliki’yi taklit ederseniz akıntılar abdesti bozmaz, isterse namazda gelsin mahzuru olmaz.

Sual: Doktor bir bayanım. Bayanlarda mensturuel sıklusun yani aylık âdet döngüsünün dönemlerine bağlı olarak miktarı ve kıvamı değişen fizyolojik yani doğal akıntı vardır. Bu akıntı meselesi abdest ve namaz konusunda bayanların yaşadığı en büyük sıkıntı. Ancak benim birçok kapalı arkadaşım var ve hiçbirinin böyle bir şeyden yani Maliki mezhebini taklitten haberleri yok. O zaman kadınlar Maliki’yi neden taklit etmiyorlar?
CEVAP
Bilmedikleri için. Çekinip rahatça soru soramamalarından bu sıkıntıyı çekiyorlar. Maliki’yi taklit etseler rahat edecekler. Bu akıntılar ne abdestlerini ne de namazlarını bozacak.

Ayrıca, iç çamaşırına akıntı bulaşmış ise, temizini bulmak zor olursa, bunu değiştirmeden namaz kılabilir. Maliki’de necaseti temizlemek farz değil. İhtiyaç hâlinde necasetle namaz kılmak caizdir.

Sual:
Doğal akıntı sarı akıntı mı, rengi nasıl? Evlide bekârda değişir mi? Menopozdan sonra da doğal akıntı olur mu? Bu doğal akıntı nedir, diğerlerinden farkını nasıl anlayacağız?
CEVAP
Nisaiye uzmanı bayan doktorumuz diyor ki: Doğal akıntı denilen şeyin rengi aslında şeffaf-beyaz arasıdır. Ancak bu akıntı çamaşırda veya pamukta birikince ve biraz bekleyince sarımsı renk alır. Dolayısıyla çamaşırda görülen sarı renk doğaldır. Evlide bekârda aynıdır. Menopozdan sonra olmaz, ancak eğer hormon hapı kullanılıyorsa, bir rahatsızlık varsa olabilir.

Sual: Maliki’yi taklit ederken nelere dikkat edeceğimi özetle yazar mısınız?
CEVAP
Diş dolgusu veya idrar kaçırma, yahut bir akıntı sebebiyle Maliki mezhebini taklit eden Hanefi, sadece gusülde, abdestte ve namazda, kendi mezhebinin şartlarına ilaveten Maliki’nin farzlarına uyup müfsitlerinden kaçar. Hanefi’den farklı olan durumlar şunlardır:
1- Gusülde niyet, müvalat ve delk farzdır. Müvalat, uzuvları ara vermeden yıkamaktır. Delk, yıkanan yerleri el veya havlu ile hafif sıvazlamaktır. Sadece dokunmak da delk yerine geçer.
Gusülde saçlar hilallenir.
2- Abdestte, niyet, müvalat, delk, başın tamamını meshetmek farzdır.
3- Kendi ön edep yerine, elinin içi ile dokunan erkeğin abdesti bozulur.
4- Mestin üst ve altı tamamen meshedilir.
5- Namaz aynen Hanefi gibi kılınınca Maliki’deki farzlara da uyulmuş olur.

Sual: Ramazanda bir kadının muayyen hâli zuhur ederse, yiyip içebilir mi? Muayyen hâli sona erince, yiyip içmesi günah olur mu?
CEVAP
Ramazan-ı şerifte, gündüz muayyen hâli sona eren kadın, bir şey yiyip içmeden oruçlu gibi durur. Fakat oruçlu iken muayyen hâli zuhur eden kadın, oruçlu gibi durmaz, yiyip içebilir. Ancak oruçluların gözü önünde yememelidir!

Sual: Kadın geceden niyet ettiği orucu öğleyin bozsa, öğleden sonra da âdet görse, kaza mı gerekir?
CEVAP
Âdet olmasa idi kefaret gerekirdi. Âdet olduğu için kaza gerekir. Bir kimse de orucunu bozsa, sonra oruç tutamayacak kadar hastalansa yine kaza gerekir.

Sual: Âdeti 13 ve 15 olan Maliki’yi taklit eden kadın onuncu günden sonra Ramazan orucunu tutabilir mi?
CEVAP
Evet tutması gerekir. On günden sonra değil esas âdeti kaç ise o günden sonra oruç tutmak gerekir. Hanefi’ye göre âdeti bitmiş oluyor gusledip oruçları tutar. Gusletmese de oruçlar yine sahih olur, fakat gusüllü tutmak elbette iyi olur. Maliki’ye göre de kan kesilince de yani 15 gün bitince gusletmesi gerekir.

Sual: Kaza orucu tuttuğum gün, âdetim başladı. Âdetim bittiğinde, yarıda kalan orucum yüzünden ayrıca bir gün daha mı tutacağım?
CEVAP
Ayrıca oruç tutmazsınız. Kaza orucunuz yarıda kalmıştır. Onu yeniden tutarsınız.

Sual: Kabir ziyaretinde hayzlı, Fatihayı besmelesiz mi okur?
CEVAP
Hayzlının Fatihayı dua niyetiyle okuması caizdir, besmele çekmesinin mahzuru olmaz. Dua niyeti olmadan âyetleri ve Fatihayı besmelesiz de olsa okuyamaz. Dua âyetlerini besmeleli veya besmelesiz okuyabilir. Hayzlı kadın, dua niyetiyle Fatiha okuyup ölülere bağışlayabilir.

Sual:
Hayz ve nifas bilgilerini öğrenmenin hükmü nedir? Kısaca bilgi verir misiniz?
CEVAP
Her müslüman erkek ve kadının ilmihal bilgilerini öğrenmesi farzdır. Bu bilgiler içinde, Hayz ve Nifas bilgileri de çok önemlidir. Abdest, namaz, Kur’an-ı kerim, hac, balig olmak, evlenmek gibi işler için kadın hallerini bilmek şarttır. Bunları bilmeyen, harama düşer, ibadeti sahih olmaz. Herkesin bilmesi gerekenler, Hanefi mezhebine göre kısaca şöyle:

Hayz müddeti en az 3 gün, en fazla 10 gündür. 10 günden sonra gelen kana İstihaza kanı denir. Bu hastalık kanıdır. Beyazdan başka her renk hayz kanı’dır. Kan görüldüğü andan, kesilene kadar olan günlerin sayısına âdet zamanı denir. Âdet zamanı en çok 10, en az 3 gündür. Diğer üç mezhepte en çoğu 15 gündür. Hayz kanı devamlı akmayabilir. Her gün az miktar kan görülmesi hayz hâlinin devam ettiğini gösterir. İki âdet arasında en az 15 gün temizlik hâli olur. Kan, en az 15 günlük temizlikten sonra gelip 3 günden önce kesildiğinde, namaz vaktinin sonu yaklaşıncaya kadar bekler. Sonra gusletmeden yalnızca abdest alıp, o namazı kılar ve önce kılmadıklarını kaza eder. O namazı kıldıktan sonra kan yine gelirse, namaz kılmaz. Yine kesilirse vaktin sonuna doğru abdest alıp, o namazı kılar ve kılmadıklarını kaza eder. 3 gün tamam oluncaya kadar böyle yapar.

Âdetin değişmesi
Üç gün kan gelip, normal âdet süresinden önce kesildiğinde, namaz vakti sonuna kadar bekler, kan görmezse gusledip, o namazı kılar. Kılmadıklarını kaza etmez. Normal âdet zamanı geçinceye kadar bekler. Âdet zamanı belli olan kadın, bir defa başka sayıda hayz kanı görse, âdeti değişmiş olur. Temiz gün sayısı da böyledir. Mesela, âdeti 5 gün, temizlik hâli 20 gün olan bir kadın, hayz hâlini 7 gün görse âdeti değişmiş 7 gün olmuş olur.

Âdeti 7 gün olan kadının kanı, 8 gün devam eder sonra kesilirse, âdeti 8 güne çıkmış olur. Fakat 11. gün tekrar gelirse, 7 günden sonrası istihaza kanı olur. 7 günden sonraki namazlarını kaza eder. Normal âdeti 7 gün iken 5 günde kan kesilirse, gusledip namazını kılar.

Âdetin başlayış ve bitiş vaktini bilmek çok önemlidir. Mesela, âdeti 5 gün olan kadının özrü, 10 günü 3 dakika aşmış olsa, âdet zamanı olan 5 günden sonra gelenler, istihaza kanı olur. 10 gün geçmeden yani 10 günden birkaç dakika önce kesilmiş olursa, hepsi hayz olur. Bunun için her kadının, kendi hayz ve temizlik gün sayısını ezberlemesi gerekir.

Ramazanda, sahurdan sonra, hayzdan veya nifastan kesilen, o gün yiyip içmez. Fakat, o günü kaza eder. Hayz veya nifas gündüz başlarsa, o gün yiyip içer. Hayz olmayıp istihaza kanı gelen kadın, idrarını tutamayan veya bir yerinden devamlı kan akan kimse gibi özürlü olur. Kan aksa da, namazını kılar, orucunu tutar. Özürlü olduğu için, her namaz için, o namazın vakti girince abdest alması gerekir. Fakat Maliki’yi taklit ederse, abdesti bozulmuş olmaz.

Nifasın en çoğu 40 gündür. Daha sonra gelen kan istihaza kanıdır. Nifasta da âdet günü vardır. Mesela, nifas âdeti ilk çocuğunda 25 gün ise, bundan sonraki çocuğunda 25 gün olur.

Hayz bitince
Sual:
Hayz bitince, gusletmeden önce cima caiz midir?
CEVAP
Hanefi’de caiz; diğer üç mezhepte caiz değildir.

Hayz olmaz
Sual:
Dokuz yaşından küçük kızdan kan gelse, hayz olur mu?
CEVAP
Hayır, istihaza yani özür olur. (Redd-ül-muhtar)

Hayzı biten kadın
Sual:
Vaktin sonunda hayzdan temizlenen kadın, vakit çıkmadan kılamadıysa, o vakti kaza eder mi?
CEVAP
Eğer farzı kılacak kadar vakit varsa, namaz kılmak farz olur. Kılamamışsa kaza etmesi farzdır. (Hindiyye)

Erkek İsimleri

24 Mart 2010 Yazan ScorpioN  
Kategori İsimler

Erkek İsimleri;

A

ACAR  : Becerikli,atılgan
ACUN : Dünya,varlık
AKAY : Beyaz ay, dolunay
AKEL : Dürüst, güvenilir
AKGÜN : Mutlu,sevinçli gün
AKIN : 1.Arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olmak. 2.Baskın.
AKTAÇ : Beyaz taç,gelin tacı
AKTAN : Aydınlık gece
ALİ : Yüce,ulu
ALİCAN : Candan,cana yakın
ALİŞAN : Şanı şerefi en yüksek olan
ALKAN : Kızıl kan
ALKIN : Sevdalı,aşık
ALP : Kahraman,cesur,savaşçı
ALPAR  :Yiğit,cesur
ALPASLAN : Aslan gibi cesur,savaşçı beyi
ALPTUĞ : Yiğitlik simgesi.
ALPER : Yiğit insan, yiğit erkek.
ALPEREN : Yiğit ve ermiş kişi.
ALPHAN : Yiğit,hükümdar
ALPTEKİN : Tek yiğit,prens
ALTAN : Sabah güneş doğarkenki zaman
ALTAY : Orta Asya’da Tanrı dağı,bir Türk boyu
ALTUĞ : Kızıl tuğ, al renkli.
ANIL : Amaç, erek, hatırlanmak.
ANDAÇ : Armağan,hediye
ARAL : Takımada,sıradağlar.
ARCAN : Saf,temiz
AREL : Temiz,dürüst
ARDA : 1.İşaret olarak yere dikilen çubuk. 2.Ardıl.
ARGUN : Zayıf,güçsüz,dermansız
ARGÜN : Temiz,aydınlık gün
ARIKAN : Temiz soy
ARIN : Temiz,saf – Alın
ARİF : Anlayışlı,tanınmış,meşhur,bilgi sahibi
ARKAN : Temiz kandan gelen – Üstün,galip
ARKUT : Temiz ve kutlu.
ARMAN : Hasret,özlem – Sıkıntı
ARSLAN : Yırtıcı,güçlü,yiğit
ARTUN : Kendine güvenen, onurlu.
ATABERK : Şehzade eğitmeni – Devlet yetkilisi
ATACAN : Hoşgörülü,babacan
ATAK : Canlı,girişken-Cömert-Nişancı
ATAKAN : Düşünmeden cesurca işe girişen
ATALAY : Ünlü,şöhretli
ATAMAN : Ata kişi,önder
ATASOY : Ataların soyundan gelen
ATİLLA : Savaşçı,fatih – Büyük,ünlü
AYBERK : Ay gibi güzel ve sağlam.
AYDIN : Işıklı-Aylı gece-Açık,belli-Uğurlu
AYHAN  : Ay hakimi
AYKUT : Ay gibi uğurlu.
AYTAÇ : Ay biçiminde taç
AYTEK : Ay gibi
AYTEKİN : Ay şehzadesi, prensi
AYTUNÇ : Ay gibi güzel,tunç kadar sağlam
AZİZ : Sevgili – Az bulunur- Muhterem
AZMİ : Kararlılık – Güçlü,kuvvetli

B
BAHA : Kıymet, değer, para.
BAHADIR: Kahraman
BAHİR : Deniz-Belli, açık-Işıklı,parlak
BALER : Tatlı dilli, cana yakın
BALKI : Şimşek, ışık, parlayış.
BARAN : Direnci kıran güç, ulu, yüksek.
BARAY : Sonsuzluk.
BARBAROS : Kızıl sakal
BARIN : Güç ve kuvvet.
BARIŞ : Sulh.
BARKIN : Gezmek, görmek, gezgin.
BARKAN : Çölde oluşan küçük kum kitlesi
BARLAS : Kahraman
BARS : Kaplan benzeri yırtıcı hayvan
BARTU : En eski Türk hanlarından biri.
BAŞER : Başta gelen
BATI : Güneşin battığı yön
BATIHAN : Batı’nın hükümdarı, hanı
BATURALP : Yiğitler yiğidi
BATIRAY : Ay gibi yiğit
BATUĞ : Üstün olan, yiğit. Az.
BATUHAN : Yiğit hükümdar.
BATUR : Yiğit, yürekli, bahadır.
BAYAR : Ulu, yüce
BAYBARS : Eski Türklerin beslediği kaplan
BAYBORA : Fırtına
BAYCAN : Zengin
BAYHAN : Zengin ve güçlü
BAYKAL : Yaban kısrağı – Sibirya’da bir göl
BAYSAL : Soylu, ünlü
BAYÜLKEN : Göğün 16.katında oturan barış tanrısı
BEDİR : Dolunay.
BEDİRHAN : İleri görüşlü lider
BERK : 1.Sert, sağlam, katı. 2.Yıldırım.
BERKAY : Güçlü ve ay gibi.
BERKE : Kamçı, kırbaç.
BERKAN : Parlama – Kıvırcık kuzu postu
BERKANT : Bozulmaz yemin
BERKAY : Ay gibi güçlü
BERKE : Kamçı
BİLGEHAN : Göktürk hakanı
BİLGİN : Alim, bilgili kişi
BİRANT : Tek yemin. Özelliği olan yemin
BOĞAÇ : Bir Dedekorkut kahramanı
BORA : Şiddetli rüzgar
BORAN : Rüzgar şimşek ve gök gürültüsü ile ortaya çıkan sağanak yağışlı hava olayı.
BUĞRA : Erkek deve
BURAK : Hz.Muhammed’in Miraç gecesi bindiği efsanevi at
BURÇ : Kale, hisar çıkıntısı – Güneş sistemi – sarp yamaç
BÜLENT : Yüce, yüksek

C
CABBAR Kuvvet,kudret sahibi-Becerikli
CAFER:Küçük akarsu
CAHİT Çaba gösteren, çalışkan
CAN: İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağladığınave ölümle vücuttan ayrıldığına inanılan madde dışı varlık.
CANALP : Özünde yiğitlik, güç olan
CANBERK  : Güçlü, sağlam
CANDAŞ  : Dost, yoldaş
CANDEMİR : Özü demir gibi sağlam
CANDOĞAN : Cana doğan
CANEL : Dostluk eli
CANER: Çok içten, sevilen.
CANKUT: Neşe, mutluluk, talih, baht.
CANTEKİN : Tek, eşsiz can
CAVİT : Sonsuz, ebedi
CELAL : Büyüklük, yücelik – Öfke, kıgınlık
CELAYİR : Moğolların kollarından
CELİL : Büyük, yüce
CEM : Hükümdar – Toplanma,biraraya gelme
CEMAL : Güzel yüz – Yüz güzelliği
CEMİL : Güzel yakışıklı erkek – İyilikle anma
CEMRE : Ateş,kor-Suda,havada,toprakta oluştuğuna inanılan sıcaklık
CENAP : Şeref, onur
CENGİZ : Güçlü, gözüpek
CENGİZHAN : Moğol İmparatorluğunu kuran hükümdar
CENK : Savaş
CEVAHİR : Mücevher,değerli süs taşı
CEYHUN : Orta Asya’da bir akarsu – Cennet’in 4 nehrinden biri
CİHAN : Dünya
CİHANGİR : Dünyaya egemen olan
CİHAT : Din uğruna savaşan
COŞKUN : Heyecanlı, kabına sığmayan
CUMHUR : Halk, topluluk
CÜNEYT : Küçük asker

Ç
ÇAĞAN : Bayram, şenlik
ÇAĞATAY : Tay-Doğu Türklerine verilen ad
ÇAĞDAŞ : Çağın koşullarına uygun.
ÇAĞIN : Yıldırım, şimşek
ÇAĞKAN : Canlı, dinamik, çalışkan.
ÇAĞLAR : Şelale, çağlayan
ÇAĞMAN : Çağdaş insan
ÇAĞRI : Çakır gözlü
ÇAKAR : Parlayan, ışık veren
ÇAKIN : Şimşek, parıltı
ÇAKIR : Mavi renkli, gri benekli gözü olan
ÇELİK : Su verilip sertleştirilmiş demir – Çok güçlü
ÇELİKER : Çelik gibi güçlü
ÇETİN : Sert-Çözümü zor, sarp-İnatçı,azimli
ÇEVİK : Çabuk davranan, hareketli
ÇIĞIR : Çığın açtığı iz, yol – Yenilikçilik
ÇINAR : Uzun ömürlü,uzun boylu, kalın gövdeli bir ağaç türü

D
DALAN : Biçim – İnce, zarif
DEMİR : Kolay işlenen dayanıklı bir maden
DEMİRALP : Demir gibi güçlü, yiğit
DEMİRCAN : Özü demir gibi sağlam
DEMİREL : Demir gibi güçlü eli olan
DEMİRHAN : Demir gibi güçlü hükümdar
DEMİRKAN : Güçlü soydan gelen
DENİZ : Deniz, su kütlesi, derya
DENKTAŞ  : Akran, aynı yaşta
DERVİŞ : Tarikata girmiş – Hoşgörülü,alçakgönüllü
DERYA :  Deniz – Engin bilgili – Çok
DEVRAN : Felek, kader
DEVRİM : Olumlu yönde değişiklik yaratan hareket
DİNÇ : Güçlü, sağlıklı
DİNÇER : Güçlü, sağlıklı
DOĞA : Tabiat
DOĞAN : Yırtıcı bir kuş
DOĞU : Güneşin doğduğu yön
DOĞUHAN  : Doğunun hükümdarı
DOĞUKAN : Doğulu, doğu soyundan
DOĞUŞ : Yaradılış
DORUK  : En yüksek yer, zirve – Üstün başarı
DURAN : Varlığını sürdüren-Dağ yolu-Dingin,sakin
DURUKAN  : Kanı saf, berrak.
DÜNDAR  : Artçı asker, birliği koruyan asker

E
ECEVİT : Çevik,çalışkan,açık fikirli- Yaramaz,sinirli
EFE : Batı Anadolu’da köy yiğidi, zeybek.
EFGAN  : Ağlayıp inleme – feryat
EGE : Bir çocuğu koruyan,ona bakan – Büyük ulu
EGEHAN : Engin denizlerin hükümdarı.
EGEMEN : Hakim , hüküm süren
ENES : Secereli Arap atı.
ENİS : Dost, arkadaş.
EMİR : Bir kavmin başı -Peygamber soyundan – Kumandan
EMİRHAN : Emirlerin başı, hükümdarı
EMRAH : Bir halk ozanımız
EMRE : Aşık, vurgun
ENDER :  Çok az, nadir bulunan
ERTUĞ : Yiğit başlığı.
ENGİN : Uçsuz bucaksız – Yüksekte olmayan yer
ENGİNSU : Açık deniz
ENVER : En nurlu, en parlak
ERALP : Yiğit
ERAY : İlk ay
ERBERK : Şimşek gibi yiğit
ERCAN : Canlı, sağlıklı
ERCÜMENT : İtibarlı, haysiyetli, değerli
ERDAL : Tek erkek
ERDEM : Namus, fazilet – Hüner – Ruhsal yetkinlik
ERDEN : El değmemiş
ERDİNÇ : Duru, güçlü erkek
EREN : Yetişmiş – Cesur,yiğit – Ermiş kişi
ERDOĞAN : Yiğit doğmuş
ERGİN : Olmuş, yetişmiş – Reşit
ERGUN : Oynak, hızlı giden at
ERGÜN : Yumuşak huylu, uysal
ERHAN : Adaletli hükümdar

F


FADIL : Fazietli, ahlaklı – Fazıl
FAHİR : İftihar edilecek, övülecek
FAHRETTİN  : Diniyle övünen
FAHRİ : Şeref ve itibar için yapılan iş
FAİK : Üstün, yüksek
FARUK : Haklıyı haksızı ayırabilen – Keskin
FATİH : Fetheden – Hüküm veren
FAZIL : Faziletli, ahlaklı
FERDİ : Kişiye özgü
FERHAT : Güçlükleri yenip bir yeri ele geçiren
FERHAN : Sevinç, mutlu
FERİD : Eşsiz, tek, benzeri olmayan
FERİDUN : Eşsiz, tek
FERİT : Avcı kuş
FERRUH : Uğurlu – Kutsal
FETHİ : Fetih ile ilgili
FEVZİ : kurtuluşla,zaferle ilgili – galip üstün gelen
FEYYAZ : Faydalı, verimli, bereketli
FIRAT : Tatlı su – Türkiye’nin en uzun akarsuyu
FİKRET : Düşünce – Akıl, anlayış
FUAT : Kalp, gönül
FURKAN : Doğruyu yanlıştan ayırma

G

GALİP : Üstün gelen, kazanan
GAZANFER : Aslan – Yiğit, yürekli
GEDİZ : Su birikintisi, gölcük – Ege’de bir akarsu
GENCAL : Genç, taze
GENCALP : Genç yiğit, kahraman
GENCAY : Ayın bir haftalık hali, hilal
GENCER : Genç yiğit
GİRAY : Uygun, laik.
GİRGİN : Kolay yakınlık kuran
GÖKALP : Mavi gözlü yiğit – Göklerin yiğidi
GÖKAY : Mavi ay
GÖKBERK : Mavi gözlü, sert kişi
GÖKCAN : Mavi gözlü dost, candan kişi
GÖKÇE : Güzel, gösterişli – Yiğit, cesur – Mavi gözlü
GÖKÇEN : Güzel, hoş
GÖKHAN : Eski Türklerde gök tanrısı – Göklerin hakimi
GÖKMEN : Sarışın, mavi gözlü
GÖKSEL : Gökle ilgili
GÖKTAN  : Mavi şafak
GÖKTUĞ : Mavi tuğ.
GÜÇHAN : Çetin, güçlü han
GÜÇLÜ : Kuvvetli, gücü yerinde – Önemli, etkili – Şiddetli
GÜLTEKİN : Genç, nazik delikanlı
GÜNALP : Güneş gibi yiğit
GÜNEY : Dört yönden biri – Her zaman güneşli yer
GÜNKUT : Günün uğuru
GÜNTAN : Güneşin doğuşundan az önceki zaman
GÜNTEKİN : Güneş gibi tek
GÜRAL : Hakkını bol bol, çok al
GÜRALP : Güçlü yiğit
GÜRAY: Çok ışıklı, aydınlık.
GÜRCAN : Güçlü, coşkulu can
GÜRKAN : Gürbüz, kanı bol
GÜROL : Hayat boyu herşeyin bol olsun
GÜVEN : Kuşku duymadan bağlanma, inanma – Cesaret
GÜVENÇ : Güven – Sevinçli – Dayanak, yardım

H
HAFIZ : Koruyan, saklayan – Kur’an ı ezberlemiş kişi
HAKAN : Eski Türk ve Moğol hükümdarı
HALDUN : Sonsuz, ebedi olan
HALİT : Sonsuz, sürekli – Bir yıldan çok yaşayan
HALİL : Yakın dost
HALİM : Sessiz, sakin – Yumuşak huylu, yavaş
HALİS : Katıksız – Saf, temiz, hilesiz – Yalnız
HALUK : İyi huylu, geçimli
HAMDİ : Allah’ı övmek, şükretmek
HAMİ : Himaye eden, koruyan
HAMİT : Övgüye değer
HARUN : İnat eden, huysuz
HASAN : Güzellik, iyilik
HASRET : Özlem
HAZAR : Barış, güven
HAZIM : Akıllı, işbilir
HEPER : Her zaman yiğit.
HINCAL : Öc al
HİDAYET : Doğru yola girme – Müslüman olma
HİKMET : Bilgelik – Özlü söz, vecize
HİRAM : Yürüme, gezinme
HULKİ : Yaradılışla ilgili – İyi huylu, ahlaklı
HULUSİ : Saf, içi temiz – Samimi, içten
HURŞİT : Güneş
HÜRAY : Ay gibi özgür
HÜREL : Özgür ülke.
HÜRCAN : Özgür
HÜRKAL : Özgür kal.
HÜRKAN : Özgürlüğüne düşkün bir soydan gelen.
HÜROL : Özgür ol.
HÜSEYİN : Küçük sevgili
HÜSNÜ : Çok güzel

I
ILDIR : 1.Parıltı. 2.Alaca karanlık.
ILDIZ : Yıldız – Gündönümünden 10 gün öncesi
ILGAR : Çabuk, hızlı – Hücüm, akın – Havanın açık olması – Öfke
ILGAZ : 1.Dizginleri koyuverilmiş atın dört nala koşması.2.Atla ansızın yapılan doludizgin saldırı.
IRA : Öz yapı, karakter, kişilik.
IŞIKHAN : Işıklı han
IŞINER : Işık saçan yiğit.

İ
İBRAHİM : İnananların babası – Peygamber
İDRİS : Hoş kokulu bir kiraz türü – Bilimde ileri düzeyde olan – Peygamber
İHSAN : İyilik – Bağış, bağışlama
İLAYDIN : Aydınlık, mutlu, demokratik ülke.
İLBAY : Bir yerin saygın kişisi sözü geçen.
İLBEY : Vali
İLCAN : Yurttaş, vatandaş.
İLGİN : Gurbette yaşayan, garip.
İLGÜ : Engel.
İLHAMİ : İçe doğanlarla, esinle ilgili
İLHAN : Hükümdar, İmparator, Yönetici
İLKAN : Bir Türk hükümdarı.
İLKAY : Yeni ay, ayın ilk hali
İLKCAN : İlk doğan erkek çocuklara verilen ad
İLKE : Temel düşünce, prensip – Temel bilgi – Davranış kuralı
İLKER : İlk doğan erkek çocuk
İLKUT : Kutlu, mutlu ülke.
İLTEKİN : Tek eşsiz ülke
İLTER : Yurdunu seven, koruyan
İNAL : Kendisine inanılan
İNAN : Dizgin – Yönetme – İman
İNANÇ : Bir düşünceye bağlılık – İman – Doğru, emin
İRFAN : Bilme, anlama – Sezme, kavrama gücü
İSHAK : Bilgin olarak tanınan bir peygamer
İSLAM : İslam diniden olan, müslüman
İSKENDER : Bir Makedon kumandanı
İSMAİL : İbrahim peygamberin oğlu
İSMET : Masumluk, temizlik – Haramdan çekinme
İŞÇAN : Çalışkan
İZZET : Değer, kıymet – Kuvvet, kudret – Hürmet, saygı

K
KAAN : 1.Hükümdar.2.Çin ve Moğol hükümdarlarına verilen ad.
KADEM : Uğur – Ayak adımı – Yarım arşın
KADİR : Kuvvetli, güç sahibi – Değer, onur, şeref
KADRİ : Değer, kıymetle ilgili
KAĞAN : Kaan, hükümdar
KAHRAMAN : Yiğit, cesur – Bir olayın baş kişisi
KAMER : Ay – Sadık hizmetli
KAMURAN : Arzusuna erişmiş
KANDEMİR : Güçlü soydan gelen
KANER : Yiğit soydan gelen.
KARABEY : Esmer, rengi karaya çalan Bey
KARACAN : Esmer – Küçük ağaçcık
KARAHAN : 1.Tarihte bazı hanlara verilen ad.2. Anadolu’da bir devlet.
KARATAY : Anadolu Selçuklu devlet adamı.
KARAN : Kahraman, yürekli – Karanlık
KARANALP : Esmer, karayağız, yiğit
KARTAL : Çok güçlü, iri yırtıcı kuş
KARTAY : Yaşlı, pir
KAYA : Büyük, sert taş kütlesi
KAYAHAN : Güçlü, sert hükümdar
KAYHAN : Güçlü hükümdar
KEMAL : Olgunluk – En yüksek değer – Erdem
KENAN : Hz.Yakup’un ülkesi. Cennet, Filistin
KEREM : Soyluluk – Cömertlik, bağış
KEREMŞAH : Asil, soylu şah, hükümdar
KERİM : Cömert – Ulu, büyük
KILIÇ : Sivri uçlu,keskin, çelikten silah
KILIÇALP : Kılıç gibi keskin, yiğit
KILIÇHAN : Kılıç gibi keskin, güçlü yiğit
KIRCA : Dolu – Ufak taneli kar – Borayla gelen yağmur
KIRDAR : Ölçülü davranış
KIRHAN : Kırçıl han
KIVANÇ : Övünç, iftihar
KORAL : Sınır muhafızı
KORALP : Yiğit sınır muhafızı
KOLÇAK : Yiğit, mert, koçak
KORAY : Kor renkli ay.
KORCAN : Ateşli, canlı
KORÇAK : Heykel
KOREL : Kor gibi etkili, yakıcı kişi
KORHAN : Kor gibi kızgın hükümdar.
KORKUT : Büyük dolu tanesi – Hayali yaratık
KORTAN : Kor renkli tanyeri – Yalçın kaya – Pelikan
KÖKER : Köklü soydan gelen
KÖKSAL : Kökünü derinlemesine sal, soyun genişlesin
KUBAT : Kaba, şişman
KUBİLAY : Ünlü Moğol hükümdarı
KUDRET : Güç, kuvvet – Allah’ın gücü – Zenginlik – Yetenek
KUNTAY : Ay gibi sağlam, güçlü
KUNTER : Sağlam, kuvvetli
KUTAY : Uğurlu ay.
KURTBEY : Kurt gibi atılgan, güçlü
KUTAN : Dua, yalvarma – Saka kuşu
KUTAY : Uğurlu ay
KUTBAY : Uğurlu kişi
KUTER : Kutlu uğurlu kişi.
KUTHAN : Kutlu hükümdar
KUTLAY : Kutlu, uğurlu ay
KUTLU : Uğurlu, kutsal
KÜRŞAT : Göktürk prensi

L
LAÇİN : Bir cins şahin – Sarp, yalçın
LAMİ : Sert, çatık kaşlı veya Aslan
LATİF : Allah’ın kulu
LEMA : Herşeye gücü yeten
LEMİ : Becerikli,atılgan
LEVENT : Dünya,varlık
LOKMAN : Doğruluk gösteren-Adaletli davranan
LÜTFİ : Cennette ölümsüzlüğe kavuşan

M
MACİT : Şan, şeref sahibi – İyi ahlaklı
MAHİR : Becerikli, hünerli
MAHMUT : Övülmeye değer, hamdolunmuş
MANÇO : Manda yavrusu
MANSUR : Yardım edilmiş – Allah’ın yardımıyla galip gelmiş
MAZHAR : Bir şeyin göründüğü, çıktığı yer – Onurlanma
MECİT : Çok ulu, yüce
MECNUN : Cin çarpmış – Delice seven
MEHMET : Muhammed isminin Türkçe’de söylenişi
MELİH : Güzel, şirin, sevimli.
MEMDUH : Övülmüş
MENDERES : Bir akarsu yatağının az eğimli ovalarda çizdiği kıvrım
MENGÜ : Ölümsüz, ebedi
MENSUR : Saçılmış, dağılmış – Ölçüsüz, uyaksız söz
MERİÇ : Balkan yarımadasında bir akarsu
MERİH : Bir gezegen
MERT : 1.Yiğit. 2.Sözünün eri, güvenilir kimse.
MESUT : Mutlu, bahtiyar
METE : Büyük Hun imparatoru.
METİN : Metanetli, sağlam – Özü, sözü doğru
MİTHAT : Övme
MİRKELAM : Güzel, nazik konuşan
MİRZA : Hükümdar soyundan gelen
MUHAMMED : Yüce Peygamberimizin ismi – Tekrar tekrar övülmüş – Güzel huylu
MURAT : 1.İstek. 2.Amaç.
MURATHAN : Arzulu hükümdar
MÜJDAT : Müjdeler, sevinçli haberler
MÜŞFİK : Şefkatli, merhametli

N
NADİ : Haykıran, seslenen – Toplantı
NADİR : Az bulunur
NAFİ : Yararlı – Şifa, hayırlı
NAFİZ : Becerikli,atılganDelen, içeri işleyen – Etkili, sözü geçen
NAHİT : Venüs gezegeni, zühre – Ergen
NAİL : Muradına ermiş
NASUH : Öğüt veren – Temiz
NASUHİ : Bozulmaz biçimde tövbe eden
NAŞİT : Şiir yazan, okuyan
NAZIM : Düzenleyen – Manzume yazan
NAZİF : Temiz – Zarif
NECAT : Kurtulma
NECDET : Kahramanlık, yiğitlik
NEDİM : Tatlı , güzel konuşan
NEDRET : Az bulunan, seyrek
NEHAR : Gündüz
NEJAT : Soy, nesil – Doğa, yaradılış
NESİM : Yumuşak rüzgar – İyi, yumuşak huylu
NEŞAT : Sevinç, neşe
NEŞET : Meydana gelme, yetişme
NEYZEN : Ney çalan
NİDA : Bağırma,sesle çağırma, haykırma.
NİHAT : Huy, yaradılış
NOYAN : Baş komutan, bey.
NUH : Üçüncü peygamber
NURKAN : Aydınlık, temiz soydan gelen
NÜZHET : Neşe – Ferahlık, sevinç

O
OGÜN : Belirli bir günde doğan
OĞAN : Güçlü, kuvvetli
OĞUL : Erkek evlat – Kovandan çıkan arı topluluğu
OĞULCAN : Can dost.
OĞUR : Uğur – Samimi, içten
OĞUZ : Saf, iyi yaradılışlı – Sağlam, güçlü
OĞUZHAN : Yiğit han – Oğuzların efsane kahramanı
OKAN : Anlama, öğrenme – Oğuz
OKAY : Beğeni, ok gibi delici, ay gibi aydınlık.
OKBAY : Ok gibi delici, saygın ve zengin kimse.
OKCAN : Hareketli, canı tez
OKER : Hızlı, hareketli
OKTAR : Ok atan, okçu
OKTAY : Öfkeli, sinirli
OLCAY : Şanslı, talihli
OLGUN : Bilgili, görgülü, iyi yetişmiş
OMAÇ : Hedef, amaç
OMAY : Seçkin, seçilmiş
ONAT : İyi, güzel – Doğru ve dürüst nitelikli
ONAY : Uygun bulma
ONGAR : Kurtuluş
ONGUN : Tam – Verimli, bayındır – Kutlu, uğurlu – Gelişmiş, gürbüz
ONUR : Kişinin kendin saygısı, özsaygı
ONURAL : Şan, şeref kazan
ONURALP : Onuruyla tanınmış yiğit
ONURHAN : Onurlu hükümdar
ORÇUN : Ardıl, halef, oğul.
ORHAN : Şehrin hakimi
ORHUN : Orta Asya Türklerinde eski yazı türü.
ORKAN : Hükümdar soyundan gelen.
ORKUN : Çoban beyi.
ORKUT : Kutsal şehir.
ORTAÇ : Tepe – Mirasçı – Veliaht
ORTUN : Ortanca kardeş
OSMAN : Bir tür kuş – Osmanlı’nın kurucusu
ORTUNÇ : Ateş renginde tunç
OYTUN : Beğenilen güzel yer, kutsal.
OZAN : 1.Halk şairi. 2.Şiir yazan kimse şair.
OZGAN : Öne geçen, kazanan
OZAN : 1.Halk şairi. 2.Şiir yazan kimse şair.

Ö
ÖCAL : Öcünü, intikamını al
ÖDÜL : Bir başarı ya da iyilik karşılığında verilen armağan
ÖĞDAY : Çok akıllı
ÖĞÜN : Yücel, gurur duy – Zaman, vakit – Kez, defa Önde, ileride
ÖĞÜNÇ  : Övünülecek şey
ÖĞÜT : Nasihat
ÖKER : Akıllı
ÖKMEN : Akıllı, zeki
ÖKTEM : Güçlü, onurlu
ÖKTEN : Akıllı, bilgili
ÖMER : Yaşayış, hayat – İkinci Halife
ÖMÜR : Yaşayış, hayat
ÖNAL : Her işte lider olan.
ÖNAY : Ayın ilk günlerindeki durumu, hilal
ÖNDER : Bir topluluğa başkanlık eden – Önde giden, yol gösteren
ÖNEL : Bir şeyin tamamlanması için verilen süre, vade
ÖNER : Başta gelen – Yön – Sıra
ÖRSAN : Örs gibi sağlam adı olan
ÖRSEL : Örs gibi sağlam el
ÖVÜL : Kendini beğendir, övgü kazan
ÖYMEN : Evcimen, evine bağlı
ÖZAL : Özü kırmızı
ÖZALP : Özünde yiğit olan
ÖZAY : Özü ay gibi parıltılı olan.
ÖZCAN : Candan, samimi
ÖZDEMİR : Özü demir gibi sağlam olan
ÖZDEN : Soyca temiz – Özvarlıkla ilgili – Suların geçtiği yer
ÖZEN : Bir işin iyi olması için gösterilen çaba – En içeride olan – Dere, ırmak
ÖZER: Yiğit, doğru kişi
ÖZGÜN : Benzerlerinden ayrı – Kendine özgü.
ÖZGÜR : Hür – Bağımsız
ÖZHAN : Hükümdar soyundan gelen
ÖZKAN : Özü, kanı temiz
ÖZMEN : Özü iyi, sağlam olan
ÖZTAN : Tan yeri gibi aydınlık.

P
PAKEL : Sezgi, anlayış, dikkat
PAKER : Sert, çatık kaşlı veya Aslan
PAKSOY : Allah’ın kulu
PAMİR : Herşeye gücü yeten
PARS : Becerikli,atılgan
PAYDAŞ : Dünya,varlık
PAYİDAR : Doğruluk gösteren-Adaletli davranan
PEKAY : Çok aydınlık, ay gibi ışıklı.
PEKCAN : Cennette ölümsüzlüğe kavuşan
PEKEL : Sağlam, güçlü el.
PEKER : Güçlü yiğit, çok sağlam.
PEKİN : Doğruluğu kesinlikle bilinen.
PERKER : Güçlü ve yiğit kişi.
PERTEV : Dürüst,güvenilir
PEYAM : Mutlu,sevinçli gün
PEYKAN : Beyaz taç,gelin tacı
PEYMAN : Aydınlık gece
POLAT : Din uğruna çalışan
POYRAZ : Yüce,ulu
POZAN : Candan,cana yakın

R
RAFET : Sert, çatık kaşlı veya Aslan
RAUF : Dünya,varlık
RAMAZAN : Doğruluk gösteren-Adaletli davranan
RABSİN : Beyaz ay,dolunay
RAUF : Mutlu,sevinçli gün
RECEP : Beyaz taç,gelin tacı
REFİK : Din uğruna çalışan
REHA : Candan,cana yakın
REKİN : Gururlu, ağırbaşlı.
RENAN : Kızıl kan
RIDVAN : Aslan gibi cesur,savaşçı beyi
RIZA : Yiğit,hükümdar
RUHİ : Tek yiğit,prens
RÜÇHAN : Orta Asya’da Tanrı dağı,bir Türk boyu
RÜSTEM : Kızıl,al renkli Tuğ
RÜŞTÜ : Armağan,hediye

S
SABRİ : Sabırla ilgili
SACİT : Secde eden
SADRİ : Göğüsle ilgili
SAİT : Mübarek, kutlu – Sevap kazanmış
SAİM : Oruçlu
SAKIP : Delen, delik açan – Çok parlak
SALİH : Elverişli, yararlı – Dinin emirlerine uyan
SALİM : Sağlam – Kusursuz, eksiksiz
SAMET : Çok yüksek, çok ulu – Hiç kimseye ihtiyacı olmayan
SAMİ : Dinleyen, duyan – Yüksek, yüce
SAMİH : Cömert, eli açık
SAMİM : Bir şeyin merkezi, içi
SANBERK : Gücüyle tanınmış.
SANCAR : Kısa kama – Saplar, batırır
SANER : Ünlü tanınmış.
SARGIN : Candan, içten
SARP : Çetin, sert
SARPER : Zoru başaran kişi.
SAVAŞ : Uğraşma,mücadele,kavga – Silahlı mücadele, harp
SEÇKİN : Niteliklerinin yüksekliğiyle göze çarpan, elit.
SEDAT : Doğru, haklı
SELCAN : Coşkun, taşkın
SELÇUK : Güzel konuşan – Türk hükümdarı
SELİM : Sağlam, doğru, kusursuz – Temiz, içten
SEMİH : Cömert, eli açık
SEMİN  : Çok değerli.
SERCAN : Sevgili, sevilen
SERDAR : Başkumandan, başbuğ
SERGEN : Raf, vitrin – Tepelerdeki düzlük – Yorgun
SERHAN : Kurt, canavar – Şarkıcıların başı
SERHAT : Sınır – İki devlet arasındaki sınır
SERKAN : Soylu kan, başkan
SERKUT : Mutlu, talihli
SERMET : Ebediyet, sonsuzluk
SERTAÇ : Çok sevilen, sayılan
SERTUĞ : Baş tacı edilen.
SERVER : Başkan, reis
SEZAİ : Uygun, yaraşan
SEZER : Duyar, hisseder
SEZGİN : Sezme yeteneği olan, duygulu, anlayışlı
SITKI : İç temizliğiyle, doğrulukla ilgili
SİMAVİ : Yüzle, çehreyle ilgili
SİNAN : Mızrak, süngü gibi silahların sivri ucu
SÖMER : Katışıksız güçlü
SONER : Son doğan yiğit
SONGUR : Şahin – Ağır, hantal
SOYSAL : Uygar
SÖKMEN : Yiğitlere veilen san
SUAVİ : Değişmeyen – Kanıtlanmış
SÜHEYL : Kutlu, uğurlu
SÜLEYMAN : Saflık, temizlik
SÜMER : Mübarek, kutlu – Sevap kazanmış

Ş
ŞAHAN : Padişahlar, hükümdarlar, tahtlar.
ŞAFAK : Güneş doğmadan önce ufukta beliren aydınlık
ŞAHİN : Büyük, yırtıcı kuş
ŞANSAL : Niteliklerinle ünlen, tanın
ŞANVER : İyi niteliklerin bilinsin, duyulsun
ŞEHZADE : Hükümdar oğlu
ŞENER : Mutlu, neşeli
ŞENOL : Her zaman neşeli, mutlu ol
ŞENSOY : Neşeli, mutlu soydan gelen
ŞEREF : İyi ahlak ve fazilet sonucu oluşan manevi yücelik – İyi ün
ŞERİF : Şerefli, kutsal – Soylu, temiz
ŞEVKET : Büyüklük, heybet
ŞÜKRÜ : Şükürle, minnettarlıkla ilgili

T
TAHA : Kuran’da bir sure adı.
TALAY : Gereğinden çok.
TALİP : Arayan, isteyen – Alıcı müşteri
TAMER : Nitelikli, sayılan kişi
TAN : Güneş doğmadan önceki alaca karanlık, şafak zamanı
TANAY : Şafaktaki ay.
TANBERK : Şafak çizgisi – Parlayan şimşek
TANER : Şafak gibi aydınlık yiğit
TANJU : Çinlilerin Türk hükümdarlarına verdiği ad
TANKUT : Kutlu, uğurlu sabah
TANSEL : Şafak seli, ışık seli
TARCAN : Ayrıcalıklı dost.
TARHAN : Oğuzlarda demirci ustası – Tüccarlar – Han ve komutan ünvanı
TARIK : Sabah yıldızı, Zühre, Venüs
TARKAN : İslam’dan önce Türklerin kullandığı vekil, vezir gibi san
TAŞKIN : Coşmuş, taşmış halde bulunan – Akarsuların taşması
TAYFUN : Okyanuslarda görülen fırtına
TAYFUR : Küçük bir kuş türü
TAYGÜN : Çocuk, torun
TAYKUT : Kutlu, uğurlu çocuk.
TAYLAN : Yakışıklı ve sırım gibi genç.
TEKİN : Tek, eşsiz – Uyanık, tetikte
TEOMAN : Hun İmparatoru Mete’nin babası
TEVFİK : Uygun düşme, uyma – Başarma – Allah’ın yardımına ulaşma
TEZCAN : Telaşlı, heyecanlı
TİMUÇİN : Moğol İmparatoru Cengiz – Katı, sağlam demir
TİMUR : Demir – Türk-Moğol İmparatoru
TOLAY : 1.Cemaat. 2.Topluluk.
TOLGA : Savaşçıların giydikleri demir başlık
TOPRAK : Yer kabuğunun yüzey bölümü
TOYGAR : Tarlakuşu, turgay
TUFAN : Nuh Peygamber zamanındaki güçlü yağmur
TUGAY : İki alaydan oluşan askeri birlik
TUĞRUL : Ak doğan – Selçuklu’nun kurucusu
TUNA : Çok bol – Yavru – Görkemli, gösterişli – Bir akarsu
TUNCAY : Tunç renkli ay
TUNCER : Tunç gibi kuvvetli
TUNÇ : Bakır, çinko, kalay karışımı
TURAN : Türklerin en eski yurtlarına verilen ad
TURGAY : Boz renkli, tarlalarda bulunan bir tür serçe
TURGUT :  Oturulacak yer, konut
TURHAN :  Soylu, seçkin
TÜRKER :  Yiğit Türk

U

UÇAR  : Sezgi, anlayış, dikkat
UFUK   : Herşeye gücü yeten
UĞUR  : Becerikli,atılgan
UĞURALP   : Dünya,varlık
UĞURCAN   : Doğruluk gösteren-Adaletli davranan
ULAÇ   : Cennette ölümsüzlüğe kavuşan
ULAŞ   : Çok övülmüş,methedilmiş
ULUÇ   : Beyaz ay,dolunay
UMUR  : 1.Aldırış etme. 2.Tecrübesi çok olan, deneyimli.
UMUT   : Beyaz taç,gelin tacı
URAL   : Aydınlık gece
UYGUR   : Şanı şerefi en yüksek olan
UZAY   : Kızıl kan

Ü
ÜLKER   : Boğa burcunda yedi yıldızdan biri
ÜLGEN   : Yüce, ulu – İyilik tanrısı
ÜMİTCAN  : Umutlu, hayırlı dost.
ÜMİT  : Umut
ÜNAL   : Adın duyulsun, tanın

V
VAHA  : Çöl ortasında sulak ve yeşil yer.
VAROL  : Sağlıklı, uzun yaşa
VASFİ   : Nitelikle ilgili
VEDAT   : Sevgi, dostluk
VEFA   : Sözünde durma, dostluğunu sürdürme
VOLKAN   : Yanardağ
VURAL  : Vurarak al

Y
YAHYA  : Zekeriya’nın oğlu olan peygamber – Allah lütufkardır anlamında
YAKUT  : Parlak kırmızı, değerli taş
YAKUP  : Erkek keklik – Takip eden, izleyen
YALÇIN  : Sarp – Düz, kaygan – Parlak
YALMAN  : Kılıç, kama gibi şeylerin ucu – Sarp, dik
YAMAN : 1.Gücü ve becerisi alışılmışın üzerinde olan.2.Korkulan.
YASİN  : Kur’an’ın 36.Suresi
YAŞAR  : Doğan çocuğun uzun ömürlü olması dileğiyle konan bir ad
YAVUZ  : İyi, güzel – Mert, cesur
YEKTA  : Tek, eşsiz
YENER  : Üstün gelen, kazanan
YILDIRAY : Parlak, ışık veren ay
YILDIRIM : Buluttan yere elektrik boşalması
YILMAZ  : Bıkmayan, azimli
YİĞİT : Güçlü, yürekli, kahraman, alp.
YUSUF  : Yakup Peygamberin oğlu
YÜCEL : Yüksel, yüce hale gel

Z
ZAFER   : Amaca ulaşma, başarı – Düşmanı yenme
ZAHİT  : Parlak yıldız
ZAHİR   : Zekeriya’nın oğlu olan peygamber – Allah lütufkardır anlamında
ZEKAİ  : Zeka ile ilgili
ZEKERİYA   : Erkek – Bir peygamber
ZEKİ  : Çabuk anlayan, kavrayan
ZEYNEL   : Zenelabidin’in kısaltılmışı
ZİHNİ   : Akılla ilgili
ZİYA  : Aydınlık, nur

Bayan İsimleri

24 Mart 2010 Yazan ScorpioN  
Kategori İsimler

Alfabetik Bayan İsimleri

Açelya Fundagiller familyasından, kokusuz ama güzel renkli çiçek.
Adalet Hak ve hukuka uygunluk
Adile Adaletli olan, doğruluktan ayrılmayan.
Afet İnsanlığın önleyemediği büyük doğal felaket
Afife Namuslu, iffetli, temiz ve dürüst
Afitap Güneş / Çok güzel
Afşar Atak, uyumlu, Oğuz boylarından birinin adı (Avşar)
Ahsen En güzel, Çok güzel
Ahu Ceylan / Maral
Ajda Üzeri çentik çentik, diş diş olan şey.
Akda Allah’ın koruması altında bulunan
Akgül Beyaz gül, gül gibi
Akgün Aydınlık gün
Alev Ateşin çıkardığı yalım
Alçin Kırmızı renkli küçük bir kuş türü
Aliye Yüce, yüksek
Altın (Altun) Değerli bir metal (Paslanmayan, en iyi iletken)
Altan Kızıl Şafak
Arzu İstek, özlem eğilim
Asiye Acılı kadın / Direk
Aslı Kerem ile Aslı hikayesindeki sevgili
Aslıhan Kökeni soylu han soyundan
Asude Sessiz, sakin dinlendirici
Asuman Gök, gökkubbe, sema
Asya Yeryüzünün anakaralarından (kıta) birinin adı
Aşkın Aşmış, ileri, üstün/ Senin aşkın
Atıfet Allah’ın Lütfu
Aybüke Eski Türk kadın isimlerinden
Aycan İçi aydınlık
Ayça Hilal, ayın ilk günlerindeki hali
Ayçin Ayçın, ay gibi, aya benzer
Aydan Aya benzer ay gibi
Ayfer Ayışığı
Aygen Gönül dostu
Aygül Ay gibi güzel ve parlak renkli
Ayla Kadın, eş /Ayın çevresindeki ışıklı daire
Aylin Ayın çevresinde görülen ışıklı daire
Aynur Ay gibi ışıklı
Aysel Ay gibi parlak ve güzel
Aysu Ay gibi berrak su
Aysun Ay gibi güzel ve parlaksın
Ayşe Yaşam, dirlik,
Ayşegül Güleç, güler yüzlü
Ayşem Ayşe + m (Benim Ayşem)
Ayşen Ay gibi neşeli, parlak ve aydınlık
Ayşin Ay gibi, aya benzeyen
Aytaç Ay gibi taçlı
Ayten Ay gibi beyaz tenli
Azime Azmeden, yapmak için kesin kararlı / iri, kemikli yapılı
Azize Onur sahibi yüce, ermiş
Azra Bakire, el değmemiş
Ateş Yanıcı maddelerin yanmasıyla ısı ve ışığın ortaya çıkması
Ayşan Şanı ay gibi parlak olan
Andaç Bir kimseyi hatırlamak için saklanan şey,hatıra
Alara Al + ara. Al=Kırmızı, ara=bezeyen, süsleyen , Kırmızı süs anlamında bir tamlama
Alarcın Güzelliğini ateşin kırmızılığından alan
Almila Eski Türklerde savaşçı kadın
Asena Türk Mitolojisinde Ergenekon destanında adı geçen dişi kurt
Aybel Ay gibi dikkat çeken, aya benzeyen güzelliğiyle farkedilen, seçilen
Asrın Çağdaş, bu asıra ait olan, asıra uygun olan
Aleyna Esenlik ve güzelliklere sahip, esenlik içinde olan
Aleyna Allah’ın iyi kullarından olanlar ( kelime anlama bizim üzerimize’dir)
Aytül Tül gibi şeffaf ve ince ay ışığı gibi parlak
Ayfer Ay ışığı
B
Bahar Doğanın canlandığı mevsim
Bahriye Donanma ve denizle ilgili
Banu Ev kadını , bayan
Balca Bal damlası, bal gibi
Başak Tahılların tanelerinin bulunduğu kısım
Bedia Güzellik, üstün değerli olan
Bedriye Ayın ondürdüncü geceki haliyle ilgili
Begüm/Begün Saygıdeğer kadın
Behice Şen güleryüzlü
Behiye Güzel ve alımlı kadın
Belgin Açık. belirli, farkedilen
Belkıs Yunanca asıllı olup Arapçaya geçen tarihi bir isim
Benan Parmakla gösterilecek kadar güzel
Bengi Sonsuz, sonsuzluk
Bengisu İnsana ölmezlik verdiğine inanılan su/Abıhayat
Bengül Üzerinde benekler bulunan gül
Bensu Su gibi aziz benlik
Beria Güzellik ve olgunlukta akranlarından üstünolan
Berin Manen çok yüksek
Berna Genç, delikanlı
Berrak Temiz, saf, arınmış
Berrin Manen çok yüksek, yüce yaradılışlı
Beste Ezgilerin özgün dizimi,
Betil/Betül Temiz, iffetli
Betigün Beti:Yüz (Bet benizdeki gibi) Gün:Aydınlık Aydınlık yüz
Beyhan Bey soyundan
Beyza Beyaz / En beyaz
Bihter En iyi
Bike / Bikem Kadın, hanım
Bilge Çok bilen ve bildiklerini başkalarının yararına sunan
Billur Pek duru ve temiz cam
Binnaz Çok nazlı
Binnur Çok nurlu
Birgül Tek ve benzersiz gül
Birsen Yalnız Sen anlamında
Birsu Özel bir su biricik su gibi
Bucak Genellikle, geniş verimli bakımlı alanlara verilen ad (Köşe bucaktaki anlamı gibi)
Buket Çiçek demeti
Burçak Tohumları kullanılan bir bitki türü
Burçin Dişigeyik
Burcu Güzel ve etkileyici kokunun salgılanışı
Buse Öpmek , öpüşmek
Büşra İyi haber
Bilun Yarım Ay
Başar Başarılı ol anlamında
Biricik Tek, bir tane, emsalsiz
Beril Arınmış, aklanmış
Berfin Kar toplayan
Beray Ayın en ışıltılı, en parlak hali
Berra Bereketli olan
C
Cahide Çalışan, çaba gösteren
Cankat Yaşamına can ekle, sevinçle dol
Canan Sevgili, yar
Cansu Cana benzer değerde
Cemile Hoşa giden davranış
Cemre Önce havada, sonra suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi
Cennet Dinsel inançlara göre iyilerin ölünce gideceğine inanılan yer
Ceren Ceylan yavrusu,maral,ahu
Ceyda Yararlı, herkese iyilik yapan
Ceylan Geyik cinsinden gözlerinin güzelliğiyle ünlü hayvan
Cilvenaz Nazı özellikle yapan / Cilveyle nazı birarada bulunduran
Ç
Çağla Badem, erik ve Kaysı gibi meyvaların ham hali
Çağrı Davet
Çiçek Bitkilerin üreme organlarını taşıyan renkli bölümü
Çiğdem Zambakgillerden bir tür kır bitkisi
Çolpan Gözleri uzağı iyi gören, ilerigörüşlü
Çiler Güzel öten, güzel ötüşlü
Çisem Çiseleyen yağmur
D
Damla Bir sıvının küçük parçacığı
Defne Yaprakları güzel kokulu, yaz kış yeşil olan bir ağaç türü
Demet Sapları bir araya getirilip bağlanan bitki ya da çiçek
Deniz Yeryüzünün 3/4′ünü oluşturan tuzlusu tabakası
Derya Deniz, çok bol, gönül
Destan Kahramanlık olaylarını konu alanşiir
Deste Cinsleri aynı ya da birbirine yakın şeylerin birarada bağlanması
Dide Göz (Arapça)
Didem Dide ,Göz: Didem= Gözüm
Dila Kalbim
Dilan Gönül dostu, gönüldaş
Dilara Gönül alıcı, sevgili
Dilay Gönlü ay gibi parlak, ışıklı olan / ışıl ışıl berrak konuşan
Diler İsteyen, dileyen
Dilhan İçten gönülden söyleyen
Dilek İstek, arzu
Dilruba Gönül kapan, herkesi kendine bağlayan
Döndü Henüz evlenmemiş kız
Duygu His, gönülde uyanan yankı ya da tepki
Dünya Yeryüzü
Dürdane İnci tanesi
Dürriye İnci gibi parlayan
Dicle Güneydoğu bölgemizde bir nehir
Dolunay Ayın tam olarak görünen biçimi,
Destan Dilden dile anlatılan efsanevi hikayeler
Derin Yüzeyi, tabanından uzak olan
Diclehan Dicle ve han kelimelerinden oluşan isim
Dilberay Ay gibi güzel kadın
E
Ebru Kaşe / Hare gibi dalgalı kumaş
Ece Reis / Ulu / İlerigelen / Kraliçe
Eda Anlatış yolu ve biçimi / Sevimli olma hali
Ekin Buğday / Tahılın ekimden harman dönemine kadarki hali / Kültür
Ela Sarıya çalar kestane rengi
Elçin Deste / Demet / Bir kerede ele alınabilecek kadar az olan nesne
Elis Güzel kokulu bir çicek
Elif Arap alfabesinin ilk harfi / dost tanıdık / ışık saçan güzel kız
Elmas Billurlaşmış karbondan oluşan sert değerli taş
Elvan Renkli, renk renk / güzel kokuların yayılması
Emel Güçlü istek / Umulan ve beklenen şey
Emine Güvenilir, inanılır kimse
Enise Sevimli / Dost / Cana yakın arkadaş
Esen Sağ salim, rahat, mutlu sağlıklı
Eser Rüzgarın esmesi/ Ortaya konan yapıt
Esin Rüzgar / İlham /İçe doğan duyguve düşünce
Esma Adlar , isimler
Esmeray Ay güzelliğinde esmerlik
Esra Arapça seri kelimesinden (ardarda sıralanan
Eylül Yılın 30 gün süren 9. ayı (Güz’ün başlangıcı)
Evşen Hafif / Şen olan ev gibi de tanımlanabilir
Eftalya Bir dönemin ünlü gayrimüslim ses sanatçısı Denizkızı Eftalya’dan
Ecem Kraliçem, benim sultanım
Eyşan Şanlı güzel, güzelliği ile ünlü
F
Fadiş Fatma adının bir söyleniş biçimi
Fadik Fatma adının bir söyleniş biçimi
Fadime Fatma adının bir söyleniş biçimi (Fa-tı-ma)
Fahriye Bir işi çıkar beklemeden yapan
Fahrünissa Övünülecek değerde kadın
Fatma Sütten kesme / Aslı Fatima
Fatoş Fatma adının halk arasında birbaşka söylenişbiçimi
Fazilet Erdem / İyi huyların tümü
Fehime Anlayışlı, çabuk kavrayan
Ferah Bol geniş / Rahatlık veren / Gönlü şenlendiren
Feray Aydınlık, parlak
Ferda Yarın / Gelecek zaman/ mecazi anlamda kıyamet günü
Feride Tek eşsiz, benzeri olmayan
Feriha Sevinçli, ferah
Feyza Başarılı, refah içinde, mutlu
Fidan Ağaçların genç ve yeni yetişeni
Figen Çiçek demeti / Gölge yapan, gölge düşüren
Fikriye Düşünce ile fikir ile ilgili
Filiz Ağaçtan süren taze dalcıklar
Firdevs Cennetteki altıncı bahçenin adı
Fulya Nergislerden soğan köklü bir bitki
Fuldem Her zaman geniş açık görüşlü
Fulden Her zaman geniş açık görüşlü
Funda Küçük çalılık / Süpürge otu
Füruzan Çok parlak, parlayıcı, aydınlık
Füsun Efsun / Büyü, sihir
Füreyya Parlak, ışıltılı günler
Fatmanur Fatma ve nur kelimelerinden türetilen isim
G
Gamze Çene ya da yanakta gülümserken beliren çukurluk
Gaye Amaç , erek, varılmak istenen hedef
Gizem Sır / bilinmeyen şeyler, esrarengizlik
Gonca Açılmamış, tomurcuk halinde gül
Gökben Özü genç olan
Gökçe Sevimli güzel / Gök rengi, mavimsi
Gökşin Gök gibi mavi gözlü / Sonsuz mavi derinlik
Gönül Kalp, eğilim, sevgi arzu heyecan gibi duyguların bulunduğu yer
Gözde Göze girmiş, birince sevilip beğenilen
Güher İnci / Soy sop
Gül Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeği
Gülbahar Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızıboya
Gülben Ben, gül’üm anlamında
Gülçin Gül derleyen, gül toplayan
Güldem Hiç solmayan her dem gül, her dem gülen
Gülden Gül gibi, güle ait, gülden yapılmış
Güldeste Gül destesi
Gülen Güleç yüzlü
Gülendam Gül gibi endamlı, zarif görünümlü
Gülfem Gül dudaklı, gül ağızlı
Gülşah Gül dalı, güllerin kraliçesi
Gülşen Gülistan / Gül bahçesi
Gülgün Gül renginde, kırmızı, pembe
Gülhanım Gül gibi güzel kadın
Gülistan Gül bahçesi
Güliz Gül gibi güzel iz bırakan
Gülizar Gül yanaklı
Güllü Güzel kadın / Gülü olan
Gülnaz Gül gibi ince ve narin
Gülpembe Gül pembesi / Gül gibi pembe yanaklı
Gülriz Gül saçan, gül serpen
Gülsen Gül gibi güzel
Gülsüm Yuvarlak yüzlü, güzel
Gülsün Yaşam boyu yüzü hep gülsün anlamında
Gülten Gül gibi pembe tenli
Gün Gündüz vakti / Aydınlık
Günay Aydınlık gün / Güney-Cenup
Güneş Kendi sistemi içindeki gezegenlere ısı ışık veren gökcismi
Güner Güneşin doğma zamanı – Fecr
Güngör İyi günler yaşa anlamında
Güniz Günün başlangıcını belirleyen görüntü
Günsel Günle ilgili güne ait
Günseli Işık seli, bol parlak ışık demeti
Gürcan Herkesi seven, özveride bulunan
Güven Birşeyden beklenen niteliğe inanıp ona göre davranmak
Güzide Seçkin, seçme, seçilmiş
Güzin Seçici, beğenici
Göknur Nurlu, ışıklı, aydınlık gökyüzü
Günnur Güneş ışığının aydınlığı, nuru
Günal Gün al yaşa, kızıl renkli güneş
Gülin Güle ait olan, gülden gelen
Göknil Gökyüzüne ait olan, Gök + Nil olarak da düşünülebilir
Gülcan Gül gibi güzel canlı
Gülbiz Bizim gülümüz
H
Habibe Seven, sevgili, dost
Hacer Taş, kaya parçası, çakıl
Hafize Koruyucu, esirgeyici
Hale Ayın çevresinde görülen ışıklı halka
Halide Sürüp gelen, sürekli, geç yaşlanan
Hamide Şükredici, hamd edici
Hamiyet İnsanın aile ve ülkesini koruma çabası, iyilik severlik
Handan Gülen, şen
Hande Gülüş, gülme / alay etme, eğlenme
Hanife Allah’ın birliğine inanan, iman eden
Hanım Soylu kadın, bayan
Harika Eşyanın tabiatı dışında, doğa üstü, garip şey, olağanüstü
Hasibe Kişisel değeri olan, ünlü soydan gelen
Hatice Erken doğan kız çocuğu
Havva Allah’ın yarattığı ilk kadın
Hayal İnsanın beyninde kurduğu düşünceler , kesitler, olaylar
Hayat Yaşam, doğumdan ölüme kadar geçen süre
Hayriye Hayr’la, iyilikle ilgili
Hayrünissa Kadınların hayırlısı
Hazal Haz duy, tad al anlamında
Hazan Güz, sonbahar
Hediye Armağan, bahşiş
Hilal Gül yanaklı , ayın bir hali
Huri Cennet kızı, melek
Huriye Melekle ilgili, melek gibi
Hülya Kuruntu, hayal
Hümeyra Aklık, beyazlık
Hüner Marifet, beceri, herkesin yapamadığı şeyleri yapmak
Hürmüz Zerdüşt dininde, iyilik ve hayır tanrısı
Hürrem Sevinçli, hoş vakit geçiren
Hürriyet Özgürlük
Hüsniye Güzellikle ilgili, güzelliğe ait
I
Ilgın Akdeniz bölgesinde yetişen birtür ağaç
Işık Cisimleri görmemizi sağlayan fiziksel erke
Işıl Işıl Işıklı parıltı
Işılay Ay ışığı
Işın Bir ışık kaynağından çıkıp gidenışık çizgisi
Itır Güzel koku / Çiçek
İ
İclal Azamet, büyüklük, ağırlama, ikram
İdil Kır yaşamını anlatan kısa şiir ya da yazı
İffet Temizlik, namuslu olmak
İkbal Baht açıklığı, işlerin doğru gitmesi
İlayda Su perisi
İlkben Ben ilk’im anlamında
İlke Temel düşünce, ana görüş ve inanış
İlknur İlknur İlk gelen ışık
İlksen Önce sen anlamında
İlkyaz Bahar sonu, Yaz başlangıcı
İmge Zihinde tasarlanan /düş hayal gibi gerçekleşmesi özlenen şey
İmran Bayındırlık, mutluluk, bolluk,bereket
İnci İstiridyede oluşan küçük değerli süs tanesi
İpek İpek böceği kozası çözülerek çıkarılan ince parlak tel
İrem Cennet / Şam ya da Yemende bulunduğu ileri sürülen eski ünlü bahçe
İzel İz + El /El izi anlamında
J
Jale Kırağı, çiğ, şebnem
Jülide Karışık, dağınık saç

K

Kader Değişmez bir karar ile iyilik yada kötülük hazırladığına inanılan olağan üstü güç
Kadriye Değerle ilgili / İtibar, onur
Kamelya Çaygillerden, pembe ya da beyaz çiçek açan bir bitki
Kamile Bütün, tam, eksiksiz, olgun
Kamuran Dileğine kavuşmuş olan
Kevser Cennette bir akarsuyun adı
Kezban Aslı Kedbanu – vekilharç kadın (evi çekip çeviren)
Kumru Güvercine benzeyen bir kuş türü
Kısmet Talih, nasip, kader
Kıymet Değer, paha (baha), bedel
Kiraz Gülgillerden bir meyva ağacının sulu tek çekirdekli meyvesi
L
Lale Yaprakları uzun, çiçekleri kadeh biçiminde çeşitli renkleri olan soğanlı bir süs bitkisi
Lamia Parlak, parlayan
Latife Yumuşak, hoş nazik / Espri, şaka
Leman Titrek / Parlamak / ekin toplamak
Lemide Parlak, parıldayan
Lerzan Titreyiş, titrek
Leyla Uzun ve karanlık gece
Lütfiye İyi muamele, güzellik ve hoşlukla ilgili
M
Macide Şan ve şeref sahibi
Makbule Alınan, kabul olunan, beğenilen
Manolya Güzel kokulu beyaz çiçekler açan ağaç
Mediha Medhedilmiş, övünülmüş, beğenilen kadın
Mefharet Övünç, övünme, kıvanç
Mefkure Ulaşılmak istenilen en yüce amaç
Mehpare Ay parçası
Mehtap Ay ışığı, Dolunay
Mehveş Ay yüzlü, ay gibi güzel
Melahat Güzellik, güzel yüzlülük, yüzünde tatlı ifade olmak
Melda İnce ve taze vücutlu
Melek Allah ile insanlar arasında aracılık yapan manevi yaratık
Meliha Güzel, Şirin
Melike Kadın hükümdar
Melis Bal arısı
Melisa Baklagillerden, yaprakları liomu andıran kokulu bir bitki
Melodi Ezgi, müzik parçası
Meltem Yazın, karadan denize doğru esen mevsim rüzgarı
Menekşe İnce saplı, ufak mavi çiçekli güzel kokulu bitki
Meral (Maral) Meral (Maral) Dişi geyik
Meriç Bulgaristanla olan sınırımızda bulunan bir nehir
Merih Dokuz gezegenden biri (Mars)
Merve Mekke yakınlarında bir dağ
Meryem Dinine bağlı kadın
Mihriban Seven, şefkatli
Mine Maden eşya üstündeki renkli sır tabakası
Miray Yılın ilk aylarında doğan / Güneş gibi ay gibi parlayan
Mualla Makam ve rütbece yüksek olan
Müberra Aklanmış, temize çıkarılmış
Mücella Parlak, cilalanmış
Müesser Eser bırakan, eser sahibi
Münevver Aydınlatılmış, parlak ışıklı, bilgili
Müşerref Onurlandırılmış, şerefli kılınmış
Müge İnci çiçeği,
Muhterem Saygın, saygıdeğer
Müjde İyi haber, sevinçli haber
Müjgan Kirpik
Mukadder Tanrı hükmü, kader, alın yazısı
Mukaddes Kutsal olan , mübarek olan Mukaddes
Mükrime İkramı bol olan
Münire Işık veren, aydınlatan
Mürüvvet Kişilik, şahsiyet, insanlık
Munise Sıcak kanlı, sevimli
Muzaffer Zafer kazanan, üstün gelen
Mısra Şiirin bir satırı
Müzeyyen Süslü, süslenmiş, bezenmiş
N
Naciye Kurtulmuş, selamete kavuşmuş
Nadide Görülmemiş, görülmedik, ender bulunan
Nadire Az bulunur, seyrek, ender bulunan
Nagehan Ansızın , birdenbire
Naşide Şiir söyleyen, şiir okuyan
Nalan İnleyen, feryad eden
Naz Kendini beğendirmek amacıyla yapılan davranış
Nazan Nazlanan, işve yapan, cilve yapan
Nazlı Naz eden, cilveli, işveli
Nazmiye Vezinli ve kafiyeli sözle, nazımlailgili
Nebahat Onur, şeref, ün
Necla Çocuk, evlat, oğul, kuşak, sülale,nesil
Necmiye Yıldızlarla ilgili, yıldızlara ait
Neşe Sevinç, gönül ferahlığı
Nehir Irmak, büyük akarsu
Nergis Çiçekleri ayrı ayrı ya da bir kök üzerinde sarı ve beyaz renkte bir bitki
Neriman Pehlivan, yiğit
Nermin Yumuşak
Neslihan Han soyundan gelen
Neslişah Şah soyundan gelen
Nesrin Bir tür yaban gülü
Nevin Yeni
Nevra Işıklı parlak, çiçek
Nezahat İç temizliği, paklık
Nezaket Naziklik, zariflik, incelik
Nezihe Temiz, pak
Nida Seslenme, çağırma, seslenen
Nigar Resim, resim gibi güzel
Nihal İnce ve düzgün vücutlu, fidan gibi
Nihan Gizli, saklanmış, görünmeyen, sır, giz
Nil Afrika kıtasında bir nehir
Nilay Nil nehri nin uzerindeki ay
Nilgün Mavi renkte, çivit rengi
Nilüfer Geniş yapraklı, durgun sularda yetişen bir su bitkisi
Nimet İyilik, iyi bir yaşantı için gerekli şeyler
Nisa Kadın
Nisan Yılın dördüncü ayı
Nükhet Güzel ve hoş kokulu
Nur Işık, parıltı aydınlık, Allah’ın gönderdiği ışık
Nural Kutsal ışık
Nuran Işıklı, nurlu, aydın
Nuray Ay ışığı gibi nurlu
Nurcan Işık canlı, can ışığı
Nurgül Işıklı gül, gül gibi güzel ve aydınlık
Nurhan Aydın hükümdar
Nuriye Işıklı, ışıktan gelme
Nurse Sel gibi ışık
Nurseli Işık seli
Nursen Işık gibi nurlu
Nurşen Işık gibi şen ve güler yüzlü
Nurten Teni ışık gibi beyaz olan
O
Okşan Sevil, sevgiye değer ol
Olcay Talih, baht, ikbal
Oya Dantel, süs, küçük kız kardeş
Ö
Öykü Hikaye / Masal
Özden Soyca temiz, köleliği olmayan
Özge Başka, yabancı, iyi güzel
Özlem Hasret, birine ya dabir yere duyulan görme arzusu
Özlen Görülmek istenilen ol, hasreti çekilen ol
Öznur Gerçek ışık, ışığı özlü olan
P
Parla Parlamak fiilinin emir kipi, 3. tekil şahıs
Pakize Çok temiz, hoş ve güzel
Pelin Siyah ve beyaz renkte acı kokulu bir tür bitki
Pelinsu Pelin + Su (Bkz Pelin)
Pembe Açık kırmızı renk
Peri Çok güzel, çekici, dişi cin
Perihan Peri padişahı, perilerin başı
Perran Uçan, uçucu
Pervin Ülker yıldız takımı (Süreyya)
Petek Arı kovanı, bal mumundan yapılan hazne
Pınar Suyun topraktan kaynayıp geldiği yer
Piraye Süs, bezek
R
Rabia Dördüncü
Rahime Acıyan, esirgeyen
Rahşan Parlak, parlayan
Rana Güzel, hoş görünen
Rengin Renkli, boyalı, güzel
Reyhan Fesleğen, güzel kokulu bitki
Rezzan Ağır başlı, vakur, ciddi
Rüya Düş / Uyku anında bilinç altında oluşan kurgular
Rumeysa Grup yıldızlarının en parlağı ve en büyüğü
Ruhsar Yanak, yüz, çehre
S
Saadet Mutluluk
Sabahat Güzellik
Sabiha Yüzen, yüzücü, güzel şirin, hoş
Sabite Yerinde duran, kımıldamayan
Sabriye Sabırlı, sabırla ilgili
Sacide Secdeye varan, yere yüz süren
Safiye Katıksız, katışıksız saf
Sahiba Bir şeyi elde etmiş olan
Saime Oruç tutan, oruçlu
Sakine Oynamayan, kımıldamayan, durgun
Saliha İyi, yarar, yetkili, hakkı olan
Salime Eksiksiz, sağ, sağlam
Samime Bir şeyin temeli, en köklü yeri
Sanem Put, put kadar güzel, çok güzel
Saniye Dakikanın 60′ta biri süresinde zaman birimi
Seçil Beğenilen, seçilen
Seda Ses
Sedef Midye ve istiridye gibi hayvanların beyaz ışıltılı parlak kabuğu
Seden (Sedan) sesin, seslenişin
Seher Tan ağartısı, ortalığın aydınlandığı an
Selda (Seldağ) Dağ seli, dağdan inensel
Selen Haber, havadis, kulakla duyulan,işitilen
Selin Senin Sel’in, Sana ait sel
Selma Doğru ve iyi yolda, selamette olma
Selvi Yaz kış yeşil kalan ince uzun birağaç
Sema Gökyüzü
Semahat Cömertlik, el açıklığı
Semiha Cömert gönüllü, eli bol
Semiramis Asur kraliçesinin adı
Semra Esmer
Senay Ay gibisin sen anlamında
Senem Eski araplarca kadin erkek karisik bi halk oyunudur, ilk kadin erkek beraber oynanila bir oyun, çünki daha eskilerden yasakmis, ve tapilacak kadar güzel kadin,sevgili anlaminda,
Seniha Yüce, yüksek
Serap Çölde uzaktan su gibi görünen ışık yanıltmacı
Sertap (b) Ser +Tab Pırıltılı baş, ışıltılarınbaşı
Seren Yelken gerilmek üzere direğe çapraz takılan ağaç
Serin Ilıkla soğuk arası
Serpil Serpilmiş, gelişmiş
Sevda Aşk, sevgi, tutku tutkunluk
Sevgi Aşk, sevme duygusu
Sevil Sevgiye değer, sevilen
Sevim Birine yakınlık duymak, sempati
Sevinç Neşe, iç ferahlığı
Sevtap Aşırı, tapacak kadar sevgi duyan
Seval Severek alınan
Seyhan Kenten kente yolculuk
Seyyal Akışkan, sıvı, yerinde duramayan
Sezen Sezgisi güçlü olan
Sezer Sezgisi güçlü olan
Sıcak Sıcakkanlı, cana yakın
Sıdıka Çok içten ve doğru kimse
Sıla Gurbete çıkanın doğup büyüdüğü yer
Sırma Altın yaldızlı, ya da yaldızsız ince gümüş tel
Sibel Bulutla yer arasında yere düşmeyen yağmur damlası / Buğday başağı
Simge Alamet, sembol, birşeyi anlatan im, imge
Sinem Benim tenim, benim vücudum, göğsüm
Solmaz Güzelliğini, tazeliğini uzun süre koruyan
Sonay Yılın son ayı
Songül Son açan gül
Sonat Bir veya iki çalgı için yazılmış 3-4 bölümlü müzik eseri
Sonnur Son ışık
Su Rengi kokusu ve tadı olmayan saydam sıvı madde
Suat Mutlu, mutlulukla ilgili
Sultan Hükümdar ailesinden, anne, kızkardeş
Suna Boylu poslu endamlı / Erkek ördek
Sunay Ay sun, ay ışığı sun
Suzan Adak ayı
Süeda Allah’ın razı olduğu kişiler
Sühandan Güzel konuşan
Süheyla Güney yönünde görünen parlak yıldızlar
Ş
Şadiye Sevinç, neşe, mutluluk
Şahika Yüksek, yüce, dağın zirvesi
Şaziment Allah’ın adamı- Allah’a ait olan,onun yolundan giden kişi
Şaziye Özellikleri kimseye benzemeyen
Şebnem Çiğ, gece nemi, jale
Şefika Şefkatli, acıması, esirgemesi bol olan
Şehnaz Doğu müziğinde bir makam / Çoknazlı
Şehrazat(d) 1001 gece masallarında bir masal kahramanı kadın
Şelale Büyük çağlayan, çavlan, akarsunun yüksekten yere düştüğü bölümü
Şenay Mutlu geçen ay
Şengül İnsanın içini açan gül / hep şen olup hep gülmek
Şennur Işık saçan, neşe saçan
Şermin Utangaç
Şeyda Çılgın, deli divane
Şeyma Eski Türk adlarından
Şevval Arap takviminin onuncu ayı
Şiir Zengin sembollerle uyumlu seslerle ortaya çıkan edebi anlatım biçimi
Şölen Eğlence, kutlama, şenlik
Şükran İyilik bilme, minnettarlık
Şükriye Görülen iyiliğe karşı şükretmek , hoşnut olmak
Şuara Şairler
Şule Alev, ateş alevi
T
Tansu Şafak rengi vurmuş su
Tanyeli Şafak vakti esen rüzgar
Tayyibe İyi, hoş, çok temiz
Tennur Teni nurlu, aydınlık olan
Tezer Çabuk ve erken
Tuba/Tuğba Cennette var olduğuna inanılan ağaç
Tuğçe Osmanlıların savası kazandıkları zaman kafalarına taktıkları çiçek , zafer çiçeği
Turna Avrupa ve Kuzey Afrika’da yaşayan göçmen kuş türü
Tutam Bir desteden daha / parmak uçlarıyla alınabilen / Tutmaktan tutam
Tutku İradeyi aşan güçlü coşku, ihtiras
Tülay İncelikle, düşünce ile ilgili
Tülin Ayna
Türkan Hakana saltanatta ortaklık edeneşi
Tünay/Tunay Mehtap, ay ışığı, gece görülen aydınlık
U
Ulviye Yüce, yüksek, gökle ilgili
Ülfet Alışıklık, dostluk, yakınlık duymak
Ü
Ülker Gökyüzünün kuzey kıyısında bir yıldız takımının adı
Ülkü Ancak, düşüncede varolan şey
Ümmiye Okur yazar olmayan kadın
Ümran Mutluluk bolluk bereket / Bayındırlık
Ünsel Ünü sel gibi aşan
Ünseli Ünü sellere benzeyen
V
Vahide Tek, bir
Verda Verdane (merdane Osm.) / Verd (Ar.)’den Verda, gül anlamında
Vesile Yol, araç, bahane
Vicdan Kişiyi davranışları hakkında yargıya iten güç
Vildan Kullar, köleler / Yeni doğmuş çocuklar
Vuslat Kavuşma, yetişme, ulaşma
Y
Yakut Aliminyum oksit, yapısında parlak kırmızı renkli değerli taş
Yaprak Ağaç ve bitkilerin yeşil kısımları
Yasemin Yaprakları tek damarlı, beyaz kırmızı ya da sarı renkli çiçekleri olan bir bitki
Yağmur Havadaki su buharının su damlaları halinde yere düşmesi
Yazgülü Yaz ve Gül tamlaması / Yazın açan gül “şimdilerde bir de güz gülleri var”
Yelda Uzun ve siyah / Yılın en uzun gecesi
Yeliz Yel ve iz rüzgar ve izi anlamında
Yeşim Yeşil renkli değerli taş
Yeter Kafi, tamam, gereksinimi karşılayacaknitelikte olan
Yıldız Güneş ve ay dışında gökyüzündeki ışıklı cisimlerden her biri
Yonca Birçok türü bulunan bitki
Yosun Çiçeksiz bitkilerin, suların yüzünde ve dibinde bulunan bir türü
Yurdagül Yurduna güller saçan, güzellik getiren
Yurdanur Yurduna nur getiren
Yüksel Özellikle manevi anlamda yüce ol
Z
Zahide Dinin yasak ettiği şeylerden sakınan
Zehra Beyaz ve parlak yüzlü olan
Zekiye Aklı, zekası olan, çabuk kavrayan
Zerrin Nergis
Zeynep Değerli taşlar / Mücevher
Zeyno Zeynep’in halk dilindeki söylenişi
Zişan Şanlı, ünlü, çok tanınmış
Ziynet Süs, süs eşyası
Zübeyde Öz, cevher
Zühal Dokuz gezegenden altıncısı (Satürn)
Zühre Çiçek açan / Çoban yıldızı (Venüs)
Zülal Berrak, saf, tatlı, soğuk su
Züleyha Hz. Yusuf’un karısının adı
Zeliha Züleyha’nın bir başka söyleniş biçimi
Zülfiye Saçları çok güzel olan
Zümrüt Yeşil renkli bir değerli taş
ORTAK OLAN İSİMLER
Ahter Yıldız
Akcan Yüreği temiz, içi aydınlık
Akgün İyi, mutlu sevinçli gün
Aycan İçi aydınlık olan
Aydan Aya benzer, ay gibi aydınlatan
Ayhan Ay gibi güzel ve ışıklı han
Aytaç Ay gibi taçlı
Behzad /Behzat Doğuştan iyi soylu
Bilge Çok bilen, bilgisini başkalarıyla paylaşan
Bircan Çok değerli, can kadar değerli
Birsen Yalnız sen anlamında
Can Yaşam kaynağı
Candan İçten, samimi
Çağrı Birini bir yere çağırma /Davet
Devlet Belirli bir toprak parçası üzerinde içte güvenliği, dışta bağımsızlığı amaçlayan halk topluluğu
Devrim Kısa sürede meydana gelen önemlive temelli değişiklik
Diler İsteyen, dileyen, arzu eden
Duygu Duyabilme, his, gönülde uyanantepki
Elçin Deste, demet
Engin Ucu bucağı görünmeyecek kadar geniş
Erdem Fazilet, hüner
Erden Bakire, el değmemiş
Erinç Dirlik düzenlik, eksiği olmamak
Esen Sağ salim, rahat
Ferda Yarın, gelecek zaman
Feza Gökyüzü, uzay
Fikret Düşünme, düşünceye dalma
Firuz Mutlu, üstün gelmiş
Füruzan Çok parlak, parlayıcı
Günay Güney / Aydınlık gün
Güral Kıpkırmızı, çok kırmızı
Güray Bereketli, bolluk içinde olan ay
Gürcan Herkesi seven, herkes için özveride bulunan
Güven İtimat, inanç
Hikmet Felsefe, gizli, bilinmeyen
Işık Cisimleri görmemize yardım eden fiziksel erke
İlhan Bir ülkenin egemen hanı
İsmet Haramdan ve günahtan çekinmek
Kader Alın yazısı,
Kıymet Değer, panha, bedel
Muhterem Saygın, saygıdeğer
Muzaffer Zafer kazanan, üstün gelen
Nedret Az bulunma, seyrek olma hali
Nusret Tanrı yardımı, başarı, zafer
Nüzhet Eğlence, gönül rahatlığı
Özden Soyca temiz, köleliği olmayan
Özen Dikkat, itina
Özer Özü er olan
Özgün Yalnız kendini belirleyecek bir nitelik taşıyan
Rüçhan Üstünlük, üstün olmak
Saffet Saflık, temizlik
Seçkin Seçilmiş, beğenilerek ayrılmış
Servet Para mal, mülk bakımından zenginlik
Seyhan Yolculuk ( kentten kente) / Akdeniz bölgesinde bir nehir
Sezer Sezgisi güçlü olan
Suat Mutlu, mutlulukla ilgili
Süreyya Ülker yıldız takımı
Şafak Güneş doğmadan az önce ufukta görünen ağartı
Şenel Çevresine neşe saçan
Uğur Halkın kimi olgularda gördüğü iyilik müjdesi
Umut Umma, bekleme
Uzay Yeryüzünün çevresini saran sonsuz boşluk
Ümit Umulan, beklenen şey
Yaşar Doğan çocuğun ölmemesi için konulan adlardan
Yüksel Manevi anlamda yüce ol anlamında


metin2 metin2 - gebze evden eve nakliyat gebze evden eve nakliyat - genclik forum genclik forum - ligtv izle ligtv izle - evden eve nakliye evden eve nakliye -